Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2023/9533 E. 2023/25575 K. 12.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/9533
KARAR NO : 2023/25575
KARAR TARİHİ : 12.12.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/97 E., 2023/428 K.
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜM : Düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Samsun 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.05.2009 tarih 2009/344 Esas, 2009/398 Karar sayılı kararı ile sanığın imar kirliliğine neden olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 184 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca, 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının ertelenmesine dair verilen hükmün sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 17.10.2012 tarih ve 2011/24243 Esas, 2012/21368 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmiştir.
2. Bozma ilamı sonrasında, bozma ilamına uyularak, Samsun 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.04.2013 tarih ve 2013/42 Esas, 2013/327 Karar sayılı kararı ile 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
3. Samsun 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.06.2021 tarih, 2021/232 Esas, 2021/629 Karar sayılı ilamı ile sanığın 11.10.2017 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum olup kesinleşmesi nedeniyle, açıklanması geri bırakılan hüküm açıklanarak sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 184 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
4. Hükmün sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 28.11.2022 tarih ve 2022/9665 Esas, 2022/23564 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı öncesi verilen hükümde cezanın ertelenmesine karar verildiği hüküm açıklanırken cezayı aleyhe değiştirme yasağının gözetilmemesi ve sanık tarafından imara aykırılığın giderildiğinin belirtilmesi nedeniyle bu hususun araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinden hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
5. Bozma ilamı sonrası incelemeye konu mahkeme kararı ile sanık tarafından imara aykırılığın giderildiğinin anlaşılması nedeniyle imar kirliliğine neden olma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 184 üncü maddesinin beşinci fıkrası ile 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince düşme kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Kurum vekilinin temyiz isteğinin; sanık tarafından ruhsatsız olarak ilave kapalı alan oluşturulması nedeniyle suçun oluştuğuna, imara aykırılığın sonradan giderilmesinin suçu ortadan kaldırmayacağına, sanığın cezalandırılması gerektiğine bu ve resen görülecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan kurum elemanlarınca sanığın evinin üzerine yapı ruhsatı almadan kullanmak amacıyla ikinci bir kat inşaa ettiği, bu katın tuğlalarını ördüğü, suç tarihinde … belediyesi görevlilerince yapılan kontrolde kaçak yapılan katın tuğlaları örülmüş halde olduğunun tespit edilmesi üzerine sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan açılan davada, sanığın beyanları ile bahse konu imara aykırılığın giderildiğine dair …’nın 26.01.2023 tarihli yazısına göre, imara aykırılığın giderilmesi nedeniyle, 5237 sayılı Kanun’un 184 üncü maddesinin beşinci fıkrası ile 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşme kararı verilmiştir.
2. Sanık atılı suçlamayı kabul etmeyerek, aykırılığı giderdiği şeklinde savunmada bulunmuştur.
3. 05.01.2009 tarihli olay tutanağı, …’nın 26.01.2023 tarihli yazı örneği dosyada mevcuttur.
IV. GEREKÇE
A. Katılan Kurum Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanığın imara aykırılığı giderdiği şeklindeki savunmalarının, …’nın 26.01.2023 tarihli yazısı ile doğrulanması ve düşme kararının yasal dayanağı olan 5237 sayılı Kanun’un 184 üncü maddesinin beşinci fıkrasında; kişinin ruhsata aykırı olarak yaptığı veya yaptırdığı binayı imar planına ve ruhsatına uygun hale getirmesi halinde açılan kamu davasının düşmesine karar verileceğinin düzenlenmesi karşısında, mahkemenin düşme kararına dair Yerel Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Sair Sebepler Yönünden
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan Kurum vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında katılan Kurum vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.12.2023 tarihinde karar verildi.