Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2023/986 E. 2023/17283 K. 13.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/986
KARAR NO : 2023/17283
KARAR TARİHİ : 13.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, tehdit, kasten yaralama

Katılan sanıklar … ve … müdafiinin temyizinin, sanık … hakkında, katılanlar … ve …’ye yönelik hakaret suçundan ceza verilmesine yer olmadığı kararına yönelik olduğu, ayrıca sanıklar … ve … hakkında kasten yaralama ve tehdit suçlarından verilen beraat hükümleri yönünden ise sanıklar lehine vekalet ücretiyle sınırlı olduğu belirlenmiştir.
Yaşı küçük katılan … vekilinin temyizinin sanık … hakkında tehdit suçundan verilen beraat kararı ile hakaret suçundan ceza verilmesine yer olmadığı kararı, sanıklar …, … ve … hakkında kasten yaralama suçundan verilen beraat hükümleriyle sınırlı olduğu belirlenmiştir.
Sanıklar hakkında kurulan diğer hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla;
1. Sanıklar … ve … hakkında kasten yaralama ve tehdit suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraat kararı verilmiştir.
2. Sanık … hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 129 uncu maddesinin üçüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmiştir.
3. Sanık … hakkında tehdit suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
4. Sanık … hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 129 uncu maddesinin üçüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmiştir.
5. Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan … vekilinin temyizinin; sanık …’ın, katılana yönelik tehdit suçundan verilen beraat kararı ile sanık …’ın katılana yönelik hakaret suçundan ceza verilmesine yer olmadığı kararı ile sanıklar …, … ve …’ın katılana yönelik kasten yaralama suçlarından verilen hükümlerin temyizen incelenmesinin talep edildiği, dosya kapsamından ve tanık beyanlarından atılı suçların sabit olduğu sanıkların cezalandırılmaları gerektiği, bu nedenle hükümlerin bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
Katılan sanıklar … ve … müdafiinin temyizinin; katılan sanıklar müdafiinin 11.04.2016 havale tarihli süre tutum dilekçesinde beraat eden sanıklar … ve … lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hiç vekalet ücretine hükmedilmemesi kısmının bozulması talebinde bulunduğu, bunun dışındaki hükümlere yönelik temyiz talebinin bulunmadığı, 02.05.2016 tarihli gerekçeli temyiz dilekçesinde ise beraat eden sanıklar lehine vekalet ücreti yönünden bozma talebine ek olarak sanık … hakkında hakaret suçundan ceza verilmesine yer olmadığı kararının da usul ve Yasa’ya aykırı olması nedeniyle bozulması talebinde bulunduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Tarafların akraba oldukları, miras meselesi yüzünden aralarında husumet bulunduğu, olay günü sanık …’in katılanlar … ve …’ye hitaben “Reziller, niye geliyorsunuz buraya.” diyerek hakaret ettiği, sanıklar …, …, … ve …’nın karşılık olarak katılan …’e hitaben “Bu ev size dar gelecek, sadece bu ev sizin değil, bizimde hakkımız var, o…pu k…pe.” diyerek katılan …’e yönelik hakaret ve tehdit suçlarını işledikleri, devamında olaya sanık …’in oğlu olan yaşı küçük katılan …’in de katıldığı, kavganın büyümesi üzerine sanık …’in silahtan sayılan sopayla, sanıklar … ve …’in ise elleriyle yaşı küçük katılan …’i darp ederek basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaraladıkları şeklinde iddia olunan olayda;
1. Yerel Mahkemece sanıklar …, …, … ve …’in, …’e yönelik tehdit suçu ile sanıklar …, … ve …’in yaşı küçük katılan …’a yönelik kasten yaralama suçu yönünden, sanıkların alınan savunmalarında suçlamaları kabul etmedikleri, üzerlerine atılı bu suçları
işlediklerine dair diğer tarafın soyut iddiaları dışında cezalandırılabilmeleri için gerekli, savunmaların aksini kanıtlayan başkaca delil elde edilemediği kabul olunarak, sanıkların üzerlerine atılı suçlardan ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir.
2. Sanık …’in katılanlar … ve …’ye hitaben “Reziller, niye geliyorsunuz buraya.” diyerek hakaret ettiği, sanıklar …, …, … ve …’nın karşılık olarak “…sadece bu ev sizin değil, bizimde hakkımız var, orospu kahpe.” diyerek müşteki sanık …’e hakaret ettikleri şeklinde gelişen olayda, tarafların hakaret eylemini karşılıklı olarak işledikleri kabul olunarak, sanıklar hakkında ayrı ayrı ceza verilmesine yer olmadığı kararları verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Hakaret Suçundan Verilen Hüküm Yönünden
Katılan sanıklar … ve … müdafiinin 11.04.2016 tarihli süre tutum dilekçesiyle; sanıklar … ve … hakkında kasten yaralama ve tehdit suçlarından verilen beraat hükümlerini sanıklar lehine vekalet ücreti yönünden temyiz ettiği, 02.05.2016 tarihli gerekçeli temyiz dilekçesiyle buna ek olarak sanık … hakkında hakaret suçundan verilen hükmü de temyiz ettiği anlaşılmakla, sanık … hakkında hakaret suçundan ceza verilmesine yer olmadığı kararına yönelik temyizinin 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra yapıldığı belirlendiğinden, katılanlar vekilinin temyizinin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Sanık … Hakkında Tehdit ve Hakaret Suçlarından Verilen Hükümler Yönünden
Tüm dosya kapsamı, sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, tarafların karşılıklı olarak birbirlerini suçlayan nitelikteki anlatımları, sanıkların savunmalarında üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmediklerini söylemeleri, sanıkların savunmalarının aksini kanıtlayan başkaca delil elde edilememesi karşısında, Yerel Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Sanıklar … ve … Hakkında Kasten Yaralama ve Tehdit Suçlarından Verilen Hükümler Yönünden
1. Katılan … Vekilinin Temyizi Yönünden
Tüm dosya kapsamı, sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, tarafların karşılıklı olarak birbirlerini suçlayan nitelikteki anlatımları, sanıkların savunmalarında üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmediklerini söylemeleri, sanıkların savunmalarının aksini kanıtlayan başkaca delil elde edilememesi karşısında, Yerel Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanıklar … ve … Müdafiinin Temyizi Yönünden
Sanıklar hakkında, yargılandıkları aynı davada, hakaret suçundan ceza verilmesine yer olmadığına dair kararlar verilmiş olması karşısında, sanıklar müdafii tarafından sunulan avukatlık hizmetinin bölünmesi mümkün olmadığından, sanıklar hakkında tehdit suçundan verilen beraat kararları nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

D. Sanık … Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Verilen Hüküm Yönünden
Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 28.03.2019 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, ölümün doğruluğu kesin biçimde saptanarak, sanık hakkında açılan kamu davalarının 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince düşmesine karar verilip verilmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.

V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Hakaret Suçundan Verilen Hükmün Temyizinde
Katılanlar … ve … vekilinin huzurunda 07.04.2016 tarihinde usûlüne uygun şekilde tefhim edilen karara karşı, tefhim tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 02.05.2016 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği resen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, katılanlar … ve … vekilinin temyiz isteğinin,1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık … Hakkında Tehdit ve Hakaret Suçlarından Verilen Beraat Hükümleri ile Sanıklar … ve … Hakkında Kasten Yaralama ve Tehdit Suçlarından Verilen Beraat Hükümlerin Temyizinde
Sanık … hakkında tehdit ve hakaret suçlarından verilen beraat hükümleri yönünden Gerekçe bölümünün (B) numaralı bendinde, sanıklar … ve … müdafiinin temyizi yönünden gerekçe bölümünün (C) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararında katılan … vekili ile sanıklar … ve … müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
C. Sanık … Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Verilen Hükmün Temyizinde
Gerekçe bölümünün (D) bendinde açıklanan nedenle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılan … vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.04.2023 tarihinde karar verildi.