YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/994
KARAR NO : 2023/17067
KARAR TARİHİ : 11.04.2023
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
Hakaret suçundan sanık …’in 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci, 43 üncü ve 62 nci maddelerinin birinci fıkraları gereğince 3 ay 19 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın anılan Kanun’un 51 inci maddesi gereğince ertelenmesine dair … Sulh Ceza Mahkemesinin 16.04.2013 tarihli ve 2012/774 Esas, 2013/334 Karar sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.02.2020 gün ve 2020/26852 sayılı Tebliğname’si ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
“Aynı Mahkemenin 18.12.2018 tarihli aynen infaza ilişkin ek kararının, 16.04.2013 tarihli kararın kanun yararına bozulması halinde hukuken geçersiz olacağı düşünülerek yapılan incelemede,
Dosya kapsamına göre, sanığın mahkûmiyetine esas hakaret suçundan hüküm kurulurken temel cezanın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125/1 inci maddesi gereğince 3 ay hapis cezası olarak belirlenmesini müteakip, anılan Kanun’un 43/1 inci maddesince 1/4 oranında artırıldığında hesap hatası yapılarak 3 ay 22 gün hapis cezası yerine, 4 ay 11 gün hapis cezasına karar verildiği, anılan hesap hatasını takiben 5237 sayılı Kanun’un 62/1 inci maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapıldığında ise 3 ay 3 gün hapis cezası yerine, 3 ay 19 gün hapis cezasına karar verilerek sanık hakkında fazla ceza tayin edilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesi uyarınca hâkim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddî hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtay’ca bozulması istemini, yasal nedenlerini açıklayarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın bozulması istemini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak, Yargıtay ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtay’ca yerinde görülmesi halinde karar veya hüküm yasa yararına bozulacak, yerinde görülmezse istem reddedilecektir.
Buna göre hâkim veya mahkemece verilen karar veya hükümlerin kanun yararına bozma konusu yapılabilmesi için istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmesi gerekmektedir.
Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; Merkezî Nüfus İdare Sistemi (MERNİS) adresine yapılan tebliğde kullanılan adresin katılanın mahkemeye bildirdiği adres olması nedeniyle öncelikle 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen şekilde kararın tebliği gerektiği gözetilmeden, doğrudan aynı Kanun maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tebliğde bulunulması usulsüz olduğundan, temyiz iradesinin belirlenmesi bakımından gerekçeli kararın usulüne uygun tebliğ olunması gerektiği,
Bu itibarla, kanun yararına bozma konusu yapılan hükmün, katılana usulüne uygun olarak tebliğ edilmemiş olması nedeniyle henüz kesinleşmediği anlaşılmakla, bu aşamada kanun yararına bozma yoluyla incelenmesi olanaklı görülmemiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğname’deki düşünce hükmün henüz kesinleşmemiş olması nedeniyle yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
2. Dosyanın, kanun yolu bildiriminin başvuru mercii, süresi ve yöntemi açısından şerhli davetiye ile katılan …’e bildirilip, tebligat eksikliklerinin ikmali ile süresinde başvuruda bulunulması halinde olağan kanun yoluna gönderilmesini, aksi takdirde usulünce kesinleştirme işlemi yapılarak, bu aşamadan sonra kanun yararına bozma isteminde bulunulmasını teminen mahkemesine iadesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.04.2023 tarihinde karar verildi.