Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2023/9955 E. 2023/23417 K. 31.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/9955
KARAR NO : 2023/23417
KARAR TARİHİ : 31.10.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/204 Değişik İş
SUÇ : Hakaret
KARAR : İtirazın kabulü
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Sesli yazılı veya görüntülü bir ileti ile hakaret suçundan sanık … hakkında basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama sonunda sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, aynı maddenin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddenin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 251 inci maddenin üçüncü fıkrası uyarınca 1.300,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 231 inci maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Ankara 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.10.2021 tarihli ve 2021/730 Esas, 2021/1042 Karar sayılı kararına karşı sanık müdafii tarafından yapılan itiraz üzerine, duruşma açılarak genel hükümlere göre yapılan yargılama neticesinde sanığın 5237 sayılı Kanun’un 25 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, aynı maddenin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddenin ikinci fıkrası uyarınca 1.740,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Ankara 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.02.2022 tarihli ve 2021/1653 Esas, 2022/119 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii tarafından yapılan itirazın, sanığa hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul edip etmediği hususu sorulmadığından bahisle kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına ilişkin mercii Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.03.2022 tarihli ve 2022/204 Değişik İş sayılı kararının Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17.05.2023 gün ve 2023/40759 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
“Sanık müdafiinin itirazı üzerine yapılan inceleme sonucunda, Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.03.2022 tarihli kararıyla sanığa hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul edip etmediğinin sorulmadığı gerekçesi ile itirazın kabulüne ve sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılmasına hükmedilmiş ise de,
Dosya kapsamına göre, Ankara 14. Asliye Ceza Mahkemesince sanık hakkında yapılan yargılamada, basit yargılama usûlü uygulanarak mahkûmiyet kararı verildiği, söz konusu karara itiraz hakkı bulunan sanık müdafii tarafından süresi içinde itiraz edilmesi üzerine duruşma açılarak genel hükümlere göre yapılan yargılama neticesinde sanığın cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına hükmedildiğinin anlaşılması karşısında,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 251/4 üncü maddesinde yer alan “(4) Mahkemece, koşulları bulunması hâlinde; kısa süreli hapis cezası seçenek yaptırımlara çevrilebilir veya hapis cezası ertelenebilir ya da uygulanmasına sanık tarafından yazılı olarak karşı çıkılmaması kaydıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir.” ve aynı Kanun’un 252/2 nci maddesinde yer alan ”İtiraz üzerine hükmü veren mahkemece duruşma açılır ve genel hükümlere göre yargılamaya devam olunur. Taraflar gelmese bile duruşma yapılır ve yokluklarında 223 üncü madde uyarınca hüküm verilebilir. Taraflara gönderilecek davetiyede bu husus yazılır. Duruşmadan önce itirazdan vazgeçilmesi hâlinde duruşma yapılmaz ve itiraz edilmemiş sayılır.” şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında, basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle verilen karara itiraz edilmesi üzerine duruşma açılarak genel hükümlere göre yapılan yargılamada yokluklarında hüküm verilebileceğinin taraflara gönderilecek davetiyede belirtilmesi şartıyla taraflar gelmese bile duruşma yapılabileceği ayrıca Mahkemece sanık tarafından yazılı olarak karşı çıkılmaması kaydıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceği, somut dosya kapsamında, yokluğunda hüküm verilebileceği şerhli davetiyenin sanığa tebliğ edildiği ve hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı uygulanmasını istemediğine dair sanık tarafından sunulan bir belgenin dosyada yer almadığının anlaşıldığı,
Kaldı ki, sanık müdafii, basit yargılama usulünün uygulandığı 13.10.2021 tarihli ilk karara ve genel yargılama usulüne göre yapılan yargılama sonunda verilen 08.02.2022 tarihli ikinci karara yalnızca esas yönünden itirazda bulunup, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine açıkça yazılı olarak itiraz etmediği cihetle, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına sanık veya müdafii tarafından itiraz edilmemesinin zımnen kabul olarak değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin altıncı fıkasında “(6) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için;
a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,
b)Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması,
c) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi,
gerekir. (Ek cümle: 22/7/2010 – 6008/7 md.) Sanığın kabul etmemesi hâlinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmez.”
şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Uygulamada “sanığın kabul etmesi” ibaresi, sanığın itirazının bulunmaması şeklinde yorumlanmaktadır. Diğer bir deyişle sanıktan sorulmadığı halde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ve bu karar sanığa tebliğ edildiği halde itirazda bulunulmamış ise, objektif koşulların gerçekleştiği kabul edilmektedir.
Maddede açıkça “sanığın kabulü” ibaresine yer verildiğinden, bu husus öncelikle hazır bulunan sanıktan sorulmalıdır. Sanığın savunması önceden alınmış ve bu husus sorulmamış ise, adil yargılama yapılmasının bir uzantısı olarak, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun ne olduğu ve sonuçları açıklamalı bir yazıyla sanığa bildirilebilecektir. Ancak genel hükümlere göre yürütülen yargılamalarda yasada tebligat yapılmasına ilişkin açık bir hüküm ve zorunluluk bulunmadığından, bilgilendirme amacıyla yapılan bu tebligat sanık aleyhine sonuç doğuracak şekilde yorumlanmamalıdır.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının sanıktan sorulamadığı durumlarda, bulunması halinde müdafiinden de sorulabilecektir. Ancak bu hususta sanık ile müdafiinin iradesi çatıştığında, yasada açıkça “sanığın kabulü” ibaresine yer verildiğinden, sanığın iradesine üstünlük tanınacaktır.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 251 inci maddesinin dördüncü fıkrasında;
“Mahkemece, koşulları bulunması hâlinde; kısa süreli hapis cezası seçenek yaptırımlara çevrilebilir veya hapis cezası ertelenebilir ya da uygulanmasına sanık tarafından yazılı olarak karşı çıkılmaması kaydıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir.”
5271 sayılı Kanun’un 252 nci maddesinin ikinci fıkrasında;
”İtiraz üzerine hükmü veren mahkemece duruşma açılır ve genel hükümlere göre yargılamaya devam olunur. Taraflar gelmese bile duruşma yapılır ve yokluklarında 223 üncü madde uyarınca hüküm verilebilir. Taraflara gönderilecek davetiyede bu husus yazılır. Duruşmadan önce itirazdan vazgeçilmesi hâlinde duruşma yapılmaz ve itiraz edilmemiş sayılır.” şeklinde düzenlemelere yer verilmiştir.
İnceleme konusu somut olayda; sanığın hakaret suçundan cezalandırılması talebi ile açılan kamu davasında Yerel Mahkemece 13.10.2021 tarihinde basit yargılama usûlü uygulanarak atılı suçtan cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, 25.10.2021 tarihinde süresi içerisinde sanık müdafii tarafından itiraz edilmesi üzerine duruşma açılıp genel hükümlere göre yargılama yapılarak sanığın cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanık müdafiinin verilen karara itiraz etmesi üzerine mercii Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanıp uygulanmayacağı konusunda açıkça beyanının alınması gerektiği, sanığın beyanı alınmadan HAGB uygulanmasına rızası olup olmadığı sorulmadan karar verildiğinden bahisle itirazın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
Ankara 14.Asliye Ceza Mahkemesince basit yargılama usulünün uygulanmasına ilişkin çıkartılan tebligatta “yazılı olarak karşı çıkılmaması durumunda mahkûmiyet kararı verilmesi halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul etmiş sayılacağınız hususları ihtar olunur” şeklinde ihtara yer verildiği, sanık ya da müdafiinin usulüne uygun tebliğe rağmen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını istemediklerine dair yazılı beyanda bulunmadıkları anlaşılmış ise de, basit yargılama usulü uygulanarak kurulan hükme yönelik itiraz edilmesi üzerine duruşma açılarak genel hükümlere göre yargılama yapılması, 08.02.2022 tarihli celsede sanık müdafiinin hazır bulunması ve müdafiinin vekaletnamesinde “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını geri bırakılmasını talep etmeye” yetkisinin mevcut olduğunun anlaşılması karşısında; sanık müdafiine hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul edip etmediği sorulmadan sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi hukuka aykırı olup, itiraz mercinin kararı yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği Tebliğname’deki düşünce yerinde görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy çokluğuyla REDDİNE,
2. Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
31.10.2023 tarihinde karar verildi.

(Muhalif) (Muhalif)

K A R Ş I O Y
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 251 inci maddesinin dördüncü fıkrasında
“Mahkemece, koşulları bulunması hâlinde; kısa süreli hapis cezası seçenek yaptırımlara çevrilebilir veya hapis cezası ertelenebilir ya da uygulanmasına sanık tarafından yazılı olarak karşı çıkılmaması kaydıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir.”
5271 sayılı Kanun’un 252 nci maddesinin ikinci fırkasında;
”İtiraz üzerine hükmü veren mahkemece duruşma açılır ve genel hükümlere göre yargılamaya devam olunur. Taraflar gelmese bile duruşma yapılır ve yokluklarında 223 üncü madde uyarınca hüküm verilebilir. Taraflara gönderilecek davetiyede bu husus yazılır. Duruşmadan önce itirazdan vazgeçilmesi hâlinde duruşma yapılmaz ve itiraz edilmemiş sayılır.” şeklinde düzenlemelere yer verilmiştir.
İnceleme konusu somut olayda; sanığın hakaret suçundan cezalandırılması talebi ile açılan kamu davasında Yerel Mahkemece 13.10.2021 tarihinde basit yargılama usûlü uygulanarak atılı suçtan cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, 25.10.2021 tarihinde süresi içerisinde sanık müdafii tarafından itiraz edilmesi üzerine duruşma açılıp genel hükümlere göre yargılama yapılarak sanığın cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanık müdafiinin verilen karara itiraz etmesi üzerine mercii Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanıp uygulanmayacağı konusunda açıkça beyanının alınması gerektiği, sanığın beyanı alınmadan HAGB uygulanmasına rızası olup olmadığı sorulmadan karar verildiğinden bahisle itirazın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.

Ankara 14.Asliye Ceza Mahkemesince basit yargılama usulünün uygulanmasına ilişkin çıkartılan tebligatta “yazılı olarak karşı çıkılmaması durumunda mahkumiyet kararı verilmesi halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul etmiş sayılacağınız hususları ihtar olunur” şeklinde ihtara yer verildiği, sanık ya da müdafiinin usulüne uygun tebliğe rağmen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını istemediklerine dair yazılı beyanda bulunmadıkları, basit yargılama usulünün uygulandığı 13.10.2021 tarihli karara yönelik sanık müdafii tarafından verilen itiraz dilekçesinde de hagb uygulanmasını kabul etmediklerine dair bir anlatımın bulunmadığı, basit yargılama usulü uygulanarak kurulan hükme yönelik itiraz edilmesi üzerine duruşma açılarak genel hükümlere göre yapılacak yargılamada mahkemece 5271 sayılı Kanun’un 233 üncü maddesindeki şerhi içerir davetiyenin sanığa usulüne uygun tebliğ edildiği ve sanık müdafiinin bulunduğu celsede sanığın yokluğunda hüküm verildiği, sanık müdafiinin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul etmediklerine dair bir beyanının olmadığı, genel hükümlere göre verilen 08.02.2022 tarihli ikinci karara yalnızca esas yönünden itirazda bulunup, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine açıkça yazılı olarak itiraz etmediği bu nedenle sanık veya müdafii tarafından itiraz edilmemesinin zımnen kabul olarak değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden itirazın reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi hukuka aykırı olduğundan sayın çoğunluğun kanun yararına bozma istemin reddine dair görüşe katılmıyoruz.