Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2006/3588 E. 2007/2546 K. 02.03.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/3588
KARAR NO : 2007/2546
KARAR TARİHİ : 02.03.2007

MAHKEMESİ :Şişli Asliye 2. Hukuk Hakimliği

Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı Vatan Gazetesi ve … aleyhine 16/01/2004 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 15/12/2005 günlü kararın Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi davalı Vatan Gazetesi vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne ve miktar itibariyle duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı ka¬nıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özel¬likle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsiz¬lik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; Dava, basın yoluyla kişilik halklarına saldırıdan kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece dava kısmen kabul edilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir. Hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Miktarın belir¬lenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hak¬kını etkileyecek nedenleri karar yerinde objektif olarak göstermelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hak ve nısfetle hüküm vereceği Türk Medeni Kanun’un 4. maddesinde belirtil¬miştir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek taz¬minata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir ni¬telik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek huku¬kuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edin¬memiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun ama¬cına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duy¬gusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Davaya konu olan olayda; olayın gelişimi, davacının ölümle sonuçlanan trafik kazasına neden olması yazının bu olayı eleştirmek amacı ile yazılmış olması ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde mahkemece takdir olunan 2000 YTL manevi tazminat miktarı fazladır. Ne var ki bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca, davacı yararına 500 YTL manevi tazminat takdir edilmek suretiyle kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda (2) numaralı bentte gösterilen nedenle hüküm fıkrasında yazılı olan “2000 YTL” rakamının çıkarılarak yerine “500 YTL” rakamının yazılmasına, bununla bağlantılı olarak harca ilişkin hüküm fıkrasının aşağıdaki gibi düzeltilmesine;
“Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 27 YTL harcın davalıdan alınmasına, davacı tarafından yatırılan fazla harcın istek halinde kendisine iadesine,” davalının diğer temyiz itirazlarının (1) numaralı bentte gösterilen nedenlerle reddiyle kararın düzeltilmiş bu biçiminin ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 02/03/2007 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
(M)

KARŞI OY YAZISI

Dava, yayın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkeme davanın kısmen kabülüne karar vermiştir. Davalı kararı temyiz etmiş, Dairece yerel mahkeme kararının düzeltilmiş biçimi ile onanmasına karar verilmiştir. Dairemizin onama kararına katılmıyorum. Şöyle ki; Davacının sevk ve idaresindeki araçla kaza yaptığı ve yaya …’ya çarparak onun ölümüne neden olduğu tartışmasızdır. Dava konusu yayında; davacının tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu meydana getirdiği ve bir kişinin öldüğü olaydan bahsedilmiştir. Ülkemiz için büyük üzüntü kaynağı olan trafik kazaları eleştirilmiştir. Trafik kazaları Türk toplumu için kanayan bir yaradır. Somut olayda davacının neden olduğu ve ölümle sonuçlanan durumun eleştirildiği, ancak, davacının kişilik haklarına saldırıda bulunulmadığı da gerçektir. Haberin gerçek olduğu ve güncel olduğu, yayında kamu yararının bulunduğu da kabul edilmelidir. Anlatılan nedenle, yerel mahkeme kararı hatalıdır. Davanın reddine karar verilmelidir.
Yerel mahkeme kararının bozulması görüşünde olduğumdan, çoğunluğun onama kararına katılmıyorum. 02/03/2007