YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/6101
KARAR NO : 2007/4335
KARAR TARİHİ : 02.04.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Hakimliği
Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı …aleyhine 3.12.2004 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptalinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 19.1.2006 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı ka¬nıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özel¬likle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsiz¬lik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Zarara sebebiyet veren araç trafikte da¬valı adına kayıtlıdır. Davacı bu kaydı esas alarak davasını işleten sıfatıyla ona yöneltmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 3 ve 19. maddeleri hükümlerine göre trafik kaydı “işle¬teni” kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt ni¬teliğindedir. Ancak trafik kaydına rağmen işle¬tenliğin bir üçüncü kişi üzerinde bulunmasını en¬gelleyen bir yasa hükmü yoktur. İşletenlik tra¬fik kaydı adına olan kişiden müddeti muhafaza kaydı ile satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreyle kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı ariyet veya rehin alan kişiye geçmiş olur. Bu bakımdan işletenliğin kayda aykırı olarak başkasına geçmiş bulunduğu her za¬man ispatlanabilir. Fakat zarar gören kişi davasını açmazdan önce işletenliğin trafik kay¬dında adı yazılı kişiden başkasına velev satış su¬retiyle de olsa geçmiş olup olmadığı konusunda bir araş¬tırma yapmakla yükümlü kılınamaz. Olağan olanı, husumetin trafik kaydında adı yazılı kişiye yönel¬tilmesidir. Nitekim davacı da mevcut kayda daya¬narak bu davayı davalı aleyhine açmış ve onun işleten olmadığı ancak ibraz ve ikame olunan de¬lillerle belirlenmiştir. Bu nedenle davalı aleyhine bu davanın açılmasında davacının bir kusuru bu¬lun¬madığından davanın husumet yönünden reddi üze¬rine davalı yararına yargılama giderleri ve bu arada avukatlık ücreti yükletilemez. O halde hükmün yargılama giderlerine ilişkin bölümü doğru görülmemiştir. Ancak, bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını da gerektirmediğinden; kararın, HUMK’nun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenle hüküm bölümünün çıkarılarak yerine:
(1-Davanın reddine,
2-Maktu 12.20-YTL harcın peşin alınan miktardan düşümü ile kalan 136.90-YTL’nin istek halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından sarf edilen 12.20-YTL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Davacının yaptığı diğer giderlerin üzerinde bırakılmasına,) biçimindeki sözcük dizisinin yazılmasına; öteki temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine ve kararın düzeltilmiş bu biçiminin ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 2.4.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.