YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/6578
KARAR NO : 2007/5509
KARAR TARİHİ : 30.04.2007
MAHKEMESİ :Tekirdağ Asliye 2. Hukuk Hakimliği
Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 6.2.2002 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 7.10.2004 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava; davalının görevi nedeni ile sebep olduğu kurum zararının tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, zararın ispat edilemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamına göre; davalı, askeri gazinoda mutemet olarak çalıştığı dönemde hesapta açık vererek kurum zararına sebebiyet vermiştir. Davalının zimmetten yargılandığı Askeri Ceza Mahkemesinde 24.2.1999 tarihli ve 1.11.1999 tarihli iki ayrı raporun mevcut olduğu ve raporlara göre iki farklı zararın ortaya çıktığı anlaşılmaktadır. Mahkeme 24.2.1999 tarihli birinci raporu esas alarak 21.11.2002 tarihinde davanın kabulüne karar vermiştir. Bu hüküm dairemizin 15.9.2003 tarih 2003/4653E ve 2003/10024K sayılı ilam ile; “…raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek şekilde uzman bilirkişilerden rapor almak ve sonucuna göre karar vermek…” gerekçesi ile bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirden oluşan üç kişilik bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır. Mahkeme alınan rapor doğrultusunda, zararın tespitinin mümkün olmadığı gerekçesi ile davayı reddetmiştir.
Yukarıda açıklanan yargılama süreci dikkate alındığında; mahkemece her ne kadar bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş ise de bozma gereği yerine getirilmemiştir. Mahkemece 15.9.2003 tarihli bozma sonucunda davacı yararına kazanılmış hak oluştuğu gerçeği gözetilmeksizin davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. Şu halde raporlar arasındaki çelişki giderilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekir. Şayet raporlar arasındaki çelişki giderilemiyorsa Borçlar Kanununun 42. maddesi uyarınca bir karar verilmelidir. Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA; 30.4.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.