Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2009/10832 E. 2010/6684 K. 03.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10832
KARAR NO : 2010/6684
KARAR TARİHİ : 03.06.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
2-… VDL.

Davacı … ve diğerleri vekili Avukat… tarafından, davalı … AŞ ve … vdl aleyhine 19/01/2001 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 11/04/2007 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer temyiz itirazlarına gelince; a)Dava, trafik kazası nedeniyle desteğin ölümünden dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacılar tarafından temyiz olunmuştur.
Davacıların desteği …, davalılardan … Ltd Şti adına kayıtlı olup diğer davalı …’ın sürücüsü olduğu araçta yolcu iken meydana gelen kazada yaşamını yitirmiş, davacılar destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemişlerdir.
Davalı şirket, aracı dava dışı … Ltd Şti’ne kiraladığını, kira sözleşmesi gereği işleten olmadıklarını, kira sözleşmesi gereğince üçüncü kişiye verilen zarardan kiracının sorumlu olduğunu, aracın sahibinin izni dışında kullanılması sırasında kaza meydana geldiğinden kusuru bulunmadığını ileri sürerek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Diğer davalı sürücü … ise, desteğin arkadaşı olduğunu, hatır için yazlığına eşya götürürken aracın lastiğinin patlaması nedeniyle olayın meydana geldiğini, olaya desteğin yol açtığını ileri sürerek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkemece, kusur ve zarar kapsamı incelemeleri yapılmış, ceza davasındaki olayın araçtaki teknik arızadan kaynaklandığına ilişkin belirlemenin bağlayıcı olduğu, ceza davasında sürücü kusursuz bulunduğundan sürücü hakkındaki istem reddedilmiştir. Kayıt sahibinin ise kira sözleşmesi yapması, sorumluluğun kiracıya ait olması nedeniyle sorumlu olmayacağından kayıt sahibi şirket hakkındaki istem de reddedilmiştir.
Dosyadaki belgelerden, kazanın meydana geldiği aracın davalılardan … Ltd Şti adına kayıtlı olduğu, bu şirketin 25.10.1999 günlü sözleşme ile aracı dava dışı … Ltd Şti’ne kiraladığı, kiracının bayilik bölgesinde kiralayan şirketin ürettiği et ve et ürünlerinin bayii olup kiraladığı bu araç ile sadece kiraya verenin ürünlerinin dağıtımını yapacağının kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davalılardan araç sahibi şirket’in bayii olan dava dışı şirket tarafından araç kullanılırken olayın meydana geldiği sonucuna varılmalıdır. Asıl iş davalı şirket’in işi olduğundan onun da zarardan sorumlu tutulması gerekir. Davalı şirket ile kiracı şirket arasındaki sözleşmede üçüncü kişiye verilen zarar konusundaki düzenleme, sözleşmenin tarafları arasında geçerli olup zarar görenlerin hukuki durumunu etkilemez.
Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, davacıların uğradığı zarardan davalılardan … Ltd Şti’nin de sorumlu tutulması gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçe ile hakkındaki istemin reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
b)Yerel mahkemece, ceza davasında kazanın araçtaki arızadan meydana geldiğine ilişkin belirlemenin hukuk yargıcı yönünden bağlayıcı olduğu, bu yüzden sürücüye kusur yöneltilemeyeceği gerekçesiyle sürücü hakkındaki istem reddedilmiş ise de, olayın teknik arıza nedeniyle meydana gelmiş olması sürücünün kusuru olmadığı anlamına gelmez. Borçlar Yasası’nın 53. maddesi gereğince ceza davasında belirlenen kusur hukuk yargıcı yönünden bağlayıcı değildir. Ceza dosyasında ve eldeki bu dosyada alınan raporlardan, davalı sürücünün hızlı araç kullandığı ve bunun da olayda etkili olabileceği gözetilerek sürücünün olayda kusurlu olup olmadığı, kusurlu ise oranı araştırılarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekir.
Yerel mahkemece açıklanan yön gözetilmeyerek, yanlış değerlendirme ve yerinde olmayan gerekçeyle, davalı sürücü hakkındaki istemin tümden reddedilmiş olması doğru olmadığından karar bu nedenle de bozulmalıdır.
c)Davacılar, sigorta şirketlerinin manevi tazminattan sorumlu olmadıklarını, sigorta sınırı içinde maddi tazminattan sorumlu tutulmaları gerektiğini belirterek istekte bulunduklarına göre, reddedilen manevi tazminat nedeniyle davalı … şirketleri yararına avukatlık ücreti takdir edilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2/a, b ve c) sayılı bentlerde gösterilen nedenlerle davacılar yararına BOZULMASINA; davacıların öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 03/06/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.