Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2009/11541 E. 2010/6673 K. 03.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11541
KARAR NO : 2010/6673
KARAR TARİHİ : 03.06.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … vd vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 06/11/2008 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 19/03/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 03/06/2010 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY YAZISI
Davacı olan mirasçılarda dahil olmak üzere muris… mirasçılarının, gerek tarlalar ve gerekse dava konusu olan (701) parsel sayılı tarla üzerindeki kavak ağaçları konusunda aralarında anlaşamadıklarını her aşamada söylemiş olmaları, ortaklığın giderilmesi davasının da bu anlaşmazlık nedeniyle açılmış olması, ortaklığın giderilmesi davasında davaya konu kavak ağaçları ile ilgili hiçbir ayrıcalıklı beyanın olmaması, muristen kalan hem tarlalar hem de anlaşmazlık konusu tarlalar üzerindeki davaya konu kavak ağaçları
yönünden işin başından beri anlaşmazlığın bulunduğunun tüm mirasçıları tarafından kabul edilmesi karşısında ortaklığın giderilmesi davasında kavak ağaçları ile ilgili olarak ortaklığın giderilmesinin istenmemesi veya bu yöndeki isteğin ertelenmiş olması gibi bir düşüncenin kabul edilmesinin mümkün olmadığı gibi böyle bir düşüncenin hayatın olağan akışına da uygun düşmeyeceğinin açıkça anlaşılması karşısında davaya konu kavak ağaçlarının ortaklığın giderilmesi davasının konusunu teşkil ettiğinin ve ihale sonucu davalının eşi olan mirasçıya satıldığının kabulü gerekir düşüncesindeyim.
Kavak ağaçlarının arzın mütemmim cüz’i kabul edilmemesi davacı mirasçıların davalarında sadece bu nedenle haklı olduklarını göstermez. Zira, davaya konu kavak ağaçlarının da diğer tarlalar gibi, tarafların müşterek murisleri olan…’e ait olduğunun mirasçıların tamamı tarafından kabul edilmesi, yukarıda açıkladığım gerekçeler ve ortaklığın giderilmesi davasında mirasçıların yapılan keşif, bilirkişi raporu, alınan beyanlara ve verilen ortaklığın satılarak giderilmesine ilişkin kesinleşen mahkeme kararına karşı hiçbir aşamada kavak ağaçlarının satıştan ayrı tutulması gerektiğine dair bir itirazın ve beyanda bulunmanın olmaması karşısında davacı taraf haklı görülemez. Bütün bu gelişmelere rağmen davacı taraf kavak ağaçlarının ortaklığın giderilmesi davasından ve satışından ayrı tutulduğu iddiasında ise, yerel mahkemenin bu iddianın kanıtlanmasını araması gerekir. Somut davamızdaki delillere göre de bu iddiada kanıtlanmadığından davalı hakkında açılan bu davanın reddedilmesi gerektiği düşüncesindeyim. 03/06/2010