Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2009/14056 E. 2010/380 K. 21.01.2010 T.
Yayınlanma Tarihi: 24.01.2024 04:50
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/14056
KARAR NO : 2010/380
KARAR TARİHİ : 21.01.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... ve ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 22/06/2006 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 13/10/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili ile davalılardan ... ve ... Genel Müdürlüğü vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların tüm, davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacıların diğer temyiz itirazına gelince; dava, trafik kazası nedeniyle desteğin ölümünden dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacılar ile davalılardan ... ve ... Genel Müdürlüğü taraflarından temyiz olunmuştur.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Davaya konu olayın oluş biçimi, davacıların ölene yakınlık dereceleri ve yukarıda açıklanan ilkeler gözetildiğinde, davacılar yararına takdir edilen 10.000,00'er YTL manevi tazminat azdır. Daha üst düzeyde manevi tazminat takdir edilmek üzere kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince, davacılar yararına 20.000,00'er YTL manevi tazminat takdir olunmak suretiyle, kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenle hüküm fıkrasının manevi tazminat takdirine ilişkin 2-a nolu bendinde yer alan “…10.000,00…” biçimindeki sayıların silinerek yerine “…20.000,00…” sayılarının yazılmasına; harç alınmasına ilişkin 3 nolu bendinde yer alan “…2.638,04…” ve “…877,64…” biçimindeki sayıların ayrı ayrı silinerek yerlerine sırasıyla “…3.718,04…” ve “…1.957,64…” sayılarının yazılmasına; davalıların tüm, davacıların öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddiyle kararın düzeltilmiş bu biçiminin ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davalılara yükletilmesine ve temyiz eden davacılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 21/01/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.