Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2009/3334 E. 2010/754 K. 03.02.2010 T.

Yayınlanma Tarihi: 24.01.2024 04:44


YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3334
KARAR NO : 2010/754
KARAR TARİHİ : 03.02.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 22/04/2004 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 04/12/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddedilmelidir.
2-Diğer temyiz itirazlarına gelince; a)Dava, haksız eylem nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, davalıların kendisini dolandırdıklarını, bu suçtan dolayı cezalandırıldıklarını belirterek, maddi ve manevi tazminat ile sorumlu tutulmalarını istemiştir.
Karar gününde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 3/2. maddesi gereğince, müteselsilen sorumlu olanlar aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar yararına tek avukatlık ücreti takdir edilir. Dava konusu eylem haksız eylemden doğduğundan, Borçlar Yasası'nın 50. maddesi gereğince davalılar, meydana gelen zarardan dayanışmalı (müteselsilen) olarak sorumludurlar. Yerel mahkemece, dayanışmalı sorumlu olan davalılar hakkındaki ret sebebinin ortak olduğu gözetilerek, davalılar yararına tek vekalet ücretine takdir edilmemiş olması;
b)Tazminat hukuku ilkeleri gereğince, haksız eylemden kaynaklanan zararın ödetilmesi amacıyla açılan davalarda, istek bulunması durumunda, kabul edilen tazminata olay gününden itibaren faiz yürütülmesi gerekir. Davacı dava dilekçesinde, kabul edilecek tazminata olay günü olan 24.04.2001 gününden itibaren faiz yürütülmesini istediğine göre, kabul edilen tazminatlara olay gününden itibaren yasal faiz yürütülmemiş olması;
Usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
2009/3334-2010/754
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle hüküm fıkrasının maddi ve manevi tazminat belirlenmesine ilişkin 1 ve 2 nolu bentlerinde yer alan “…dava tarihinden…” biçimindeki sözcüklerin ayrı ayrı silinerek yerine sırası ile “…24.4.2001…” gününün yazılmasına; davalılar yararına vekalet ücreti takdirine ilişkin 7 ve 8 nolu bentleri tümden silinerek yerine 7 nolu bent olarak "7- Davalılar ..., ... ve ... vekili için reddedilen manevi tazminat üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10/2 md.si de dikkate alınarak takdir olunan 1.800,00-YTL nispi ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalılar ..., ... ve ... tarafına verilmesine," biçimindeki tümcenin yazılmasına; davacının öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddiyle kararın düzeltilmiş bu biçiminin ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 03/02/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.