Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2009/3739 E. 2010/739 K. 03.02.2010 T.
Yayınlanma Tarihi: 24.01.2024 03:58
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3739
KARAR NO : 2010/739
KARAR TARİHİ : 03.02.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... ve ... (kendilerine asaleten ...'ye velayeten) vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Sigorta AŞ ve diğerleri aleyhine 24/09/2002 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine dair verilen 23/12/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacıların diğer temyiz itirazına gelince; dava, trafik kazası nedeniyle yaralanmadan dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacılar tarafından temyiz olunmuştur.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Dava konusu olayın oluşu, davacılardan ...’ün yaralanma derecesi, istemin ılımlı oluşu ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde davacılardan ... yararına takdir edilen 5.000,00 YTL manevi tazminat az olup isteğin ılımlı olduğu gözetilerek manevi tazminata hükmedilmemiş olması bozmayı gerektirirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince, davacılardan ... yararına 15.000,00 YTL manevi tazminat takdir olunmak suretiyle, kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenle hüküm fıkrasının, davacılardan ... yararına manevi tazminat takdirine ilişkin 4 nolu bendinde yer alan “…5.000.00…” biçimindeki sayıların silinerek yerine “…15.000,00…” sayılarının yazılmasına; harç alınmasına ilişkin 5 nolu bendinde yer alan “…270.00…” ve ”…fazladan yatan 270.00 YTL harcın istek halinde davacılara iadesine,” biçimindeki sayı ve sözcüklerin ayrı ayrı silinerek yerine sırası ile “…810,00…” ve “…270,00 YTL harç eksiğinin davalı taraftan alınarak Hazine'ye gelir yazılmasına,” sayı ve sözcüklerinin yazılmasına; davacıların öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddiyle kararın düzeltilmiş bu biçiminin ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 03/02/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu doküman 5070 Sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.