Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2009/3841 E. 2010/611 K. 01.02.2010 T.

Yayınlanma Tarihi: 23.01.2024 22:07


YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3841
KARAR NO : 2010/611
KARAR TARİHİ : 01.02.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 21/04/2008 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 24/12/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ile davalılardan ... vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı ...'ın tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, etkili eylem nedeni ile kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacı ile davalılardan ... tarafından temyiz olunmuştur.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Davaya konu olayda, davacının, uğradığı etkili eylem nedeniyle çenesi kırıldığından altı hafta ... göremez durumda kaldığı, dava konusu olayın meydana geliş biçimi, davacının yaralanmasının derecesi, olay günü, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile yukarıda anılan ilkeler gözetildiğinde davacı yararına takdir edilen 2.500,00 YTL manevi tazminat, arzulanan manevi tatmin duygusunu gerçekleştirmekten uzak olup azdır. Daha üst düzeyde manevi tazminat takdir edilmek üzere kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince, davacı yararına 4.000,00 YTL manevi tazminat takdir olunmak suretiyle, kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle hüküm fıkrasının manevi tazminat takdirine ilişkin 1 nolu bendinde yer alan “…2.500,00-…” biçimindeki sayılarının silinerek yerine “…4.000,00…” sayılarının yazılmasına, harç alınmasına ilişkin 3 nolu bendinin tümden silinerek yerine 3 nolu bent olarak “2-İstemin kabul edilen bölümü üzerinden hesaplanan 216,00 TL harçtan peşin alınan 151,30 TL harç indirilerek artık 64,70 TL harcın davalılardan alınarak Hazine'ye gelir yazılmasına, davacı tarafından yatırılan 151,30 TL'nin davalılardan alınıp davacıya ödenmesine,” biçimindeki tümcenin yazılmasına; yargılama gideri ile ilgili 6 nolu bendinde yer alan “…12,00…” biçimindeki sayılarının silinerek yerine “…19,80…” sayılarının yazılmasına; davalılardan ...'ın tüm, davacının öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddiyle kararın düzeltilmiş bu biçiminin ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davalı ...'a yükletilmesine ve temyiz eden davacıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 01/02/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.