Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2009/3973 E. 2010/563 K. 01.02.2010 T.
Yayınlanma Tarihi: 23.01.2024 18:50
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3973
KARAR NO : 2010/563
KARAR TARİHİ : 01.02.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ...A.Ş aleyhine 29/05/2007 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 02/12/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalının diğer temyiz itirazına gelince; Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir. Hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde objektif olarak göstermelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hak ve nısfetle hüküm vereceği Medeni Kanun’un 4. maddesinde belirtilmiştir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Dava konusu olayın gelişim biçimi, davalının eyleminin niteliği ile yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde davacı yararına takdir edilen 8.000,00 YTL manevi tazminat miktarları fazladır. Daha alt düzeyde manevi tazminat takdir edilmek üzere kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince, davacı yararına 4.000,00 YTL manevi tazminat takdir olunmak suretiyle, kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenle hüküm fıkrasının manevi tazminat takdirine ilişkin 1 nolu bendinde yer alan "…8.000…" biçimindeki sayıların silinerek yerine "…4.000,00…" sayılarının yazılmasına; harç
alınmasına ilişkin 2 nolu bendin tümden silinerek yerine 2 nolu bent olarak "2-Alınması gereken 216,00 TL karar harcının davacı tarafından yatırılan 405,00 TL peşin harçtan indirilerek artık 189,00 TL harcın isteği durumunda ve karar kesinleştiğinde davacıya geri verilmesine," biçimindeki tümcenin yazılmasına; taraflar yararına avukatlık ücreti takdirine ilişkin 4 ve 5 nolu bentlerinde yer alan "…960,00…" ve "…960,00…" biçimindeki sayıların ayrı ayrı silinerek yerlerine sırası ile "…500,00…" ve "…500,00…" sayılarının yazılmasına; davalının öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddiyle kararın düzeltilmiş bu biçiminin ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 01/02/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.