Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2009/3992 E. 2010/566 K. 01.02.2010 T.
Yayınlanma Tarihi: 23.01.2024 22:04
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3992
KARAR NO : 2010/566
KARAR TARİHİ : 01.02.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 06/05/2005 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 30/12/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili ile davalı ... vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının tüm, davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacıların diğer temyiz itirazına gelince; Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Dava konusu olayın gelişim biçimi, davacıların ölene olan yakınlık derecesi ile yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde davacı anne yararına takdir edilen 1.000.00 YTL ve diğer davacı kardeşler yararına takdir edilen 750,00'şer YTL manevi tazminat tutarları azdır. Daha üst düzeyde manevi tazminat takdir edilmek üzere kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince, davacı anne yararına 2.000,00 YTL, diğer davacı kardeşler yararına 1.500,00'er YTL manevi tazminat takdir olunmak suretiyle, kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenle hüküm fıkrasının manevi tazminat takdirine ilişkin ilk paragrafında yer alan “…1.000…”, “…750…”, “…750…”, “750…” ve “…750…” biçimindeki sayıların ayrı ayrı silinerek yerlerine sırası ile “…2.000,00…”, “…1.500,00…”, “…1.500,00…”, “…1.500,00…”, ve “…1.500,00…” sayılarının yazılmasına; harç alınmasına ilişkin ikinci paragrafının tümden silinerek yerine ikinci paragraf olarak “Alınması gereken 432,00 YTL karar harcından peşin alınan 367,20 YTL indirilerek artık 64,80 YTL harcın davalılardan alınarak Hazine'ye gelir yazılmasına,” biçimindeki tümcenin yazılmasına; davacı ile davalı yararına vekalet ücreti takdirine ilişkin üçüncü paragrafında yer alan “…575,00…” ve “…575,00…” biçimindeki sayıların ayrı ayrı silinerek yerlerine sırası ile “…960,00…” ve “…960,00…” sayılarının yazılmasına; davalılardan ...'ın tüm, davacıların öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddiyle kararın düzeltilmiş bu biçiminin ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davalı ...'a yükletilmesine ve temyiz eden davacılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 01/02/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.