Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2009/4257 E. 2010/933 K. 08.02.2010 T.
Yayınlanma Tarihi: 24.01.2024 04:58
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4257
KARAR NO : 2010/933
KARAR TARİHİ : 08.02.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 04/08/2005 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 22/10/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, davalıya ait köpeğin davacıyı ısırması nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi isteğine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacı tarafından kabul edilen manevi tazminatın az olduğu gerekçesi ile temyiz olunmuştur.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Dava konusu olayın gelişim biçimi, davacının tatilini geçirmekte olduğu yerde yaralanmış olması ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde, davacı yararına takdir edilen 500,00 YTL manevi tazminat tutarı azdır. Daha üst düzeyde manevi tazminat takdiri için kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince, davacı yararına 2.500,00 YTL manevi tazminat takdir olunmak suretiyle, kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenle hüküm fıkrasının manevi tazminat takdirine ilişkin 1 sayılı bendinde yer alan “…500…” biçimindeki sayıların silinerek yerine “…2.500,00…” sayılarının yazılmasına; harç alınmasına ilişkin 2 nolu bendinde yer alan “…311,66…” biçimindeki sayıların silinerek yerine “…203,66…” sayılarının yazılmasına ve kararın düzeltilmiş bu biçiminin ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 08/02/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.