Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2009/4343 E. 2010/1376 K. 16.02.2010 T.
Yayınlanma Tarihi: 24.01.2024 05:51
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4343
KARAR NO : 2010/1376
KARAR TARİHİ : 16.02.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat... tarafından, davalı ... ve ... aleyhine 18/02/2005 gününde verilen dilekçe ile muvazaalı araç satış iptali istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 29/04/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer temyiz itirazına gelince; dava, danışık (muvazaa) nedeniyle tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem kabul edilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Kural olarak üçüncü kişiler, muvazaa nedeniyle hakları zarara uğratıldığı takdirde, tek taraflı veya çok taraflı hukuki işlemlerin geçersizliğini ileri sürebilirler. Çünkü danışıklı olan bir hukuki işlem ile üçüncü kişinin zararlandırılması ona karşı işlenmiş bir haksız eylem niteliğindedir. Ancak, üçüncü kişinin danışıklı işlem (muvazaalı muamele) ile hakkının zarar gördüğünün benimsenebilmesi için onun danışıklı işlemde bulunandan bir alacağının var olması ve bu alacağın ödenmesini önlemek amacıyla danışıklı işlemin yapılması gerekir.
Somut olayda, mevsimlik işçi olarak çalışan davalının, ... gördüğü sırada davacıya ait ... makinesini devirerek zarara uğrattığı, zararın ödetilmesi amacıyla açılan dava devam ettiği sırada davalının adına kayıtlı olan traktörü, diğer davalı ...'ya sattığı anlaşılmaktadır.
Davacının eldeki bu davayı açmaktaki amacı, satış işleminin kendisi yönünden geçersizliğini sağlayarak alacağına kavuşmak olduğundan, davacının alacağını almasını sağlayacak biçimde, İcra ve İflas Yasası'nın 283/1. maddesinde yer alan kaydın iptaline gerek olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebileceğine ilişkin düzenlemeye benzer bir karar verilmesi gerekir.
Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, taraflar arasında devam eden davada ortaya çıkacak alacak tutarına göre, davacının alacağını alabilmesine olanak sağlayacak ölçüde haciz ve satış isteyebilmesine karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan
2009/4343-2010/1376
gerekçeyle, yazılı biçimde karar verilmiş olması, usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle hüküm fıkrasının satışın iptaline ilişkin 1 nolu bendinin tümden silinerek yerine 1 nolu bent olarak "1-Davanın kabulü ile danışıklı olduğu saptanan davalılar ... ile ... arasında ... 3. Noterliğince düzenlenmiş bulunan 11.05.2004 gün ve 6162 yevmiye sayılı satış işleminin iptaline gerek olmadan, davacı ile davalılardan ... arasında devam eden alacak davasında ortaya çıkacak tutara göre davacıya, bu traktör üzerinden de, alacağını alabilmesine olanak sağlayacak ölçüde haciz ve satış isteyebilme yetkisi verilmesine," biçimindeki tümcenin yazılmasına; öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddiyle kararın düzeltilmiş bu biçiminin ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine16/02/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.