Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2009/5721 E. 2010/317 K. 20.01.2010 T.

Yayınlanma Tarihi: 24.01.2024 04:52


YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5721
KARAR NO : 2010/317
KARAR TARİHİ : 20.01.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 24/01/2007 gününde verilen dilekçe ile alacak istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 29/12/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, rücu yoluyla tazminat istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, kalp ameliyatı geçirdikten sonra enfeksiyon kaparak ölen hasta yakınlarının idare mahkemesinde açtığı dava sonucunda kabul edilen tazminatı ödediğini belirterek, ödediği tazminatın kusuru oranında klinik şefi olan davalıdan alınmasına karar verilmesini istemiştir
Yerel mahkemece, olayda davalının 2/8 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek, bu kusur oranında belirlenen tutarın davalıdan alınmasına karar verilmiştir
İdare mahkemesince benimsenen 25-26 Kasım 1999 günlü Yüksek Sağlık Şurası raporunda; dava konusu ölüme neden olan enfeksiyonun meydana gelmesinde tedbirsizlik, meslek ve sanatta acemilik nedeniyle davalı doktorun olayda 2/8 oranında kusurlu olduğu, artan 6/8 oranındaki kusurun ise sağlık personelinin kişisel kusur ve savsaması sayılamayacak nitelikte ve hizmetin işleyişi dışında kalan etmenlere (faktörlere) ait olduğu belirlenmiştir. İdare mahkemesince bu kusur karşılığı da içinde olmak üzere tam kusura göre karar verildiği anlaşılmaktadır. Ancak, idare mahkemesinde davalı doktor taraf olmadığından, o davada davalıya verilen kusur kesin nitelik taşımamaktadır.
Yerel mahkemece açıklanan olgular ve davalının savunması gözetilerek, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu’ndan rapor alınıp davalının olaydaki kusur durumu saptandıktan sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 20/01/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.