Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2009/7219 E. 2010/3774 K. 01.04.2010 T.
Yayınlanma Tarihi: 24.01.2024 04:55
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7219
KARAR NO : 2010/3774
KARAR TARİHİ : 01.04.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 20/03/2007 gününde verilen dilekçe ile trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 12/02/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının diğer temyiz itirazına gelince; dava, trafik kazası nedeniyle yaralanmadan dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemlerine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, taraflarca temyiz olunmuştur.
Borçlar Yasası'nın 47. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir.
Dava konusu olayda; davacının yaralanma derecesi, kusursuz oluşu, olay günü ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde, davacı yararına takdir edilen 3.000,00 TL manevi tazminat azdır. Daha üst düzeyde manevi tazminat takdir edilmek üzere kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince, davacı yararına 5.000,00 TL manevi tazminat takdir olunmak suretiyle, kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle gerekçesinde ve hüküm fıkrasının manevi tazminat tutarına ilişkin 1 nolu bendinde yer alan “…3.000.00…” biçimindeki sayı dizisinin silinerek yerine “…5.000,00…“ sayı dizisinin yazılmasına; harç alınmasına ilişkin 2 nolu bendinin tümden silinerek yerine 2 nolu bent olarak “2-Alınması gereken 275,40 TL karar harcından peşin alınan 82,40 TL harç indirilerek artık 193,00 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir yazılmasına,” biçimindeki tümcenin yazılmasına; davacı yararına vekalet ücreti takdirine ilişkin 4 nolu bendinin tümden silinerek yerine 4 nolu bent olarak “4-Karar gününde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen maddi tazminat tutarı üzerinden hesap ve takdir edilen 575,00 TL, kabul edilen manevi tazminat tutarı üzerinden hesap ve takdir edilen 600,00 TL olmak üzere toplam 1.175,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” biçimindeki tümcenin yazılmasına; davalının tüm, davacının öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddiyle kararın düzeltilmiş bu biçiminin ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine ve temyiz eden davacıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 01/04/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.