Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2009/7913 E. 2010/7366 K. 17.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7913
KARAR NO : 2010/7366
KARAR TARİHİ : 17.06.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … vekili Avukat … Bal tarafından, davalı … aleyhine 18/09/2007 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 13/11/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ve davalı taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; a)Dava, hakim olan davalının, geçirdiği soruşturma sırasındaki savunmasında, avukat olan davacı hakkında söylediği sözlerin kişilik haklarına saldırı oluşturduğu iddiasına dayanan manevi tazminat istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacı ve davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminat ödetilmesini isteyebilir. Yargıç, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir. Çünkü yasanın takdir hakkı verdiği durumlarda yargıcın, hukuk ve adalete uygun (hak ve nasfetle) karar vereceği Medeni Yasa’nın 4. maddesinde belirtilmiştir. Takdir edilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Dava konusu olayda;
tarafların konumu, söylenen sözler ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde, davacı yararına takdir edilen 2.000,00 YTL manevi tazminat fazladır. Yerel mahkemece daha alt düzeyde manevi tazminat takdir edilmemiş olması;
b)Dava dilekçesinde kabul edilecek tazminata faiz yürütülmesi istenilmediği halde Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası’nın 74. maddesinde yer alan istem ile bağlılık ilkesine aykırı olarak istenen tazminata faiz yürütülmüş olması;
Usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi de yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası’nın 438/son maddesi gereğince, davacı yararına 750,00 YTL manevi tazminat takdir olunmak ve faize ilişkin yanlışlık giderilmek suretiyle, kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2/a ve b) sayılı bentlerinde gösterilen nedenlerle hüküm fıkrasının 1 nolu bendinde yer alan “…2.000,00…” biçimindeki sayı dizisi silinerek yerine “…750,00…” biçimindeki sayı dizisinin yazılmasına, aynı bentte yer alan faize ilişkin “…dava tarihi olan 18/09/2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte…” biçimindeki sayı dizisinin silinmesine; harç alınmasına ilişkin 2 nolu bendinde yer alan “…108,00…” ve “…94,50…” biçimindeki sayı dizileri ayrı ayrı silinerek yerlerine sırası ile “…40,50…” ve “…162,00…” biçimindeki sayı dizilerinin yazılmasına; yargılama giderlerine ilişkin 3 nolu bendinde yer alan “…108,00…”, “…144,70…” ve “…19,20…” biçimindeki sayı dizileri ayrı ayrı silinerek yerlerine sırası ile “…40,50…”, “…77,20…” ve “…3,00…” biçimindeki sayı dizilerinin yazılmasına; davacının tüm, davalının öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddiyle kararın düzeltilmiş bu biçiminin ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, peşin alınan harcın bundan mahsubuna ve temyiz eden davalıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 17/06/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.