YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10054
KARAR NO : 2011/13438
KARAR TARİHİ : 13.12.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 13/10/2009 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 22/04/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız tutuklanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Yerel mahkemece; davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı olan Cumhuriyet savcısının, hakkında delil bulunmamasına rağmen görevini gereği gibi yapmayarak nitelikli yağma ve örgüte üye olma suçlarından kendisini tutuklamaya sevkettiğini, mahkemece tutuklandığını, avukat olduğunu, haksız olarak tutuklandığını ileri sürerek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Davalı, görevini yaptığını, davanın reddini savunmuştur.
5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 141. maddesine göre; “(1) Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında; a)Kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalanan, tutuklanan veya tutukluluğunun devamına karar verilen,….” Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler.” Yine aynı kanunun 142.maddesinin 2.fıkrasına göre; İstem, zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesinde ve eğer o yer ağır ceza mahkemesi tazminat konusu işlemle ilişkili ise ve aynı yerde başka bir ağır ceza dairesi yoksa, en yakın yer ağır ceza mahkemesinde karara bağlanır.”biçiminde düzenlemeye yer verildiği anlaşılmaktadır. Açıklanan bu düzenlemeye göre yerel mahkemece ilgili ağır ceza mahkemesi görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmediği anlaşılmaktadır.
Şu durumda; Yerel mahkemece, açıklanan bu düzenleme uyarınca davaya bakma görevinin ağır ceza mahkemesine ait olduğu gerekçesi ile dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı biçimde karar verilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozlması gerekmiştir.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın açıklanan nedenle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 13/12/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.