YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10211
KARAR NO : 2011/13308
KARAR TARİHİ : 12.12.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 10/04/2007 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 23/06/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer temyiz itirazlarına gelince:
Dava, haksız eylem nedeni ile uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin reddine dair verilen karar, Dairemizin 18.01.2010 gün ve 2009/3548-2010/210 E-K sayılı ilamı ile “…davacının kişilik haklarına saldırının varlığı kabul olunarak uygun bir manevi tazminat ödetilmesi gerekir ….” gerekçesi ile bozulması üzerine manevi tazminat istemi kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, davalının resmi nikahlı eşi ile cinsel ilişkiye girdiği, bu ilişkiyi uzun yıllar sürdürdüğü, boşanma davası sırasında evlilik birliği içinde dünyaya gelen 2 çocuğunun da kendisinden olmadığının anlaşıldığını, soy bağının reddi davasında da çocukların davalıdan olduğunun ortaya çıktığını ileri sürerek tüm bu nedenlerle davalının kişilik haklarına ağır saldırısından dolayı manevi tazminat ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkemece, davalının eylemlerinin davacının kişilik haklarına saldırı oluşturduğunun kabulü ile istemin olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ödetilmesine karar verilmiştir.
HMK 297. maddesi uyarınca hükmün “Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri” göstermesi gerekir.
Davacı, dava dilekçesinde uğradığı manevi zararın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ödetilmesini istemiş iken, 09.09.2008 günlü dilekçesinde boşandığı eşinin davalı ile olan ilişkisinin ortaya çıktığını ispat ettiği günden itibaren yasal faizi ile birlikte ödetilmesine karar verilmesini istemiş, her iki dilekçesinde de faiz başlangıcı yönünden açık bir tarih bildirmemiş olup mahkemece, davacıya faiz başlangıç günü yönünden istemi açıklattırılmaksızın infazda karışıklık oluşturacak biçimde tarih gösterilmeden olay tarihinden itibaren yasal faiz ile birlikte ödetilmesine karar verilmiş olması doğru olmayıp kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, sair temyiz itirazlarının (1) sayılı bentte gösterilen nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 12/12/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.