YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/15008
KARAR NO : 2011/2175
KARAR TARİHİ : 02.03.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … ve diğeri vekili Avukat … tarafından, davalı … ve diğerleri aleyhine 05/05/2008 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın dilekçesinin görev nedeni ile reddine dair verilen 25/02/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere göre davacıların davalılardan …’na yönelik temyiz itirazlarının reddiyle kararın adı geçene yönelik bölümü onanmalıdır
2-Davacıların diğer davalılara yönelik temyiz itirazına gelince; davacılardan …’ın hamileliğinin davalılardan Doktor … tarafından takip edildiğini belirten davacılar, bebeğin anne karnında öldüğünün belirlenmesi üzerine hastaneye yatırıldığını, gece sancılarının arttığını davalı hemşireye defalarca haber verilmesine karşın gerekli ilgiyi göstermediğini, zamanında doğumhaneye alınmadığı için ayakta doğum yaptığını ve bebeğin yere düştüğünü ileri sürerek, … ile Hastane Başhekimi, doktor ve hemşirenin manevi tazminat ile sorumlu tutulmalarını istemişlerdir.
Davalılar ise, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Yerel mahkemece, Anayasa’nın 129/.5 maddesinde yazılı nedenlerden söz edilerek davalılardan … hakkındaki istem yönünden yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesi; gerçek kişi davalılar hakkındaki istem ise husumet yönünden reddedilmiş; karar, davacılar tarafından temyiz olunmuştur.
Anayasa’nın 129/5. maddesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Yasası’nın 13/1. maddesi gereğince memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken kusurlu eylemleri nedeniyle oluşan zararlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve yasada gösterilen biçim ve koşullara uygun olarak idare aleyhine açılabilir. İdare aleyhine böyle bir davanın açılabilmesi, hizmet kusurundan kaynaklanmış, idari işlem ve eylem niteliğini yitirmemiş davranışlar ile sınırlıdır. Kamu görevlisinin, özellikle haksız eylemlerde, Anayasa ve özel yasadaki bu güvenceden yararlanma olanağı bulunmamaktadır.
Davacılar, başhekim, doktor ve hemşire olarak görev yapan davalı gerçek kişilerin, görev yerlerinde bulunmamaları, süresinde müdahale etmemeleri nedeni ile doğumhane
yerine odada ayakta doğum yapıldığını ileri sürerek onların kişisel kusurlarına dayanmışlardır. İddia edilen olguların doğru olması durumunda gerçek kişi davalıların eylemlerinin Anayasa’nın 129/5. maddesi kapsamında değerlendirme olanağı bulunmadığından işin esasının incelenmesi gerekir. Bu kapsamda dosyadaki tüm kanıtlar ile Adli Tıp Kurumu’nun 30.01.2008 günlü raporundan; meydana gelen ölü bebek doğumu ile ilgili davalı gerçek kişilerin eylemlerinin tıp kurallarına uygun olduğu sonucuna varılmaktadır.
Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, gerçek kişi davalılar hakkındaki istemin esas yönden reddedilmesi gerekirken, husumet yönünden reddedilmiş olması doğru değil ise de yerel mahkeme kararı sonuç olarak doğru olduğundan Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası’nın 438/9. maddesi uyarınca gerekçe değiştirilerek karar onanmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda (1) sayılı bentte gösterilen nedenlerle davalılardan … yönünden; (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle gerekçesi değiştirilerek diğer davalılar yönünden ONANMASINA aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 02/03/2011 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması görüşünde olduğumuzdan sayın çoğunluğun kararına katılmıyoruz.02/03/2011