Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2010/214 E. 2010/605 K. 01.02.2010 T.
Yayınlanma Tarihi: 23.01.2024 20:46
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/214
KARAR NO : 2010/605
KARAR TARİHİ : 01.02.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve ... aleyhine 26/10/2001 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 23/06/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraflar vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının temyiz itirazına gelince; dava, trafik kazası nedeniyle yaralanmadan dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, taraflarca temyiz olunmuştur.
Davacı, saklı tuttuğu fazlaya ilişkin zararının da ödetilmesini 12/05/2009 günlü ıslah dilekçesi ile istemiştir. Davalıların zamanaşımı def’inde bulunmaları nedeniyle davacının ıslah istemi zamanaşımı yönünden reddedilmiştir.
Davacının yaralanmasına yol açan olay 06/08/2000 günü gerçekleşmiş olup dava 26/10/2001’de açılmış, ıslah ise 12/05/2009 gününde yapılmıştır. Davalı araç sürücüsü ceza davası sonunda Türk Ceza Yasası'nın 459/2. maddesi uyarınca cezalandırılmıştır. Davacının sürekli ... göremezlik oranı ise yargılama sürerken, Adli Tıp Kurumu’nun 27/08/2008 günlü raporu ile belirlenmiş ve davacı bu olguyu, raporun dosyaya havale edildiği 24/11/2008 günü öğrenmiştir.
Davacı, Adli Tıp Kurumu raporunda belirlenen ... göremezlik oranını öğrendiği günden itibaren Karayolları Trafik Kanunu'nun 109. maddesinde öngörülen iki yıllık süre geçmeden ıslah isteminde bulunduğuna göre olayda zamanaşımının geçmediği benimsenmelidir.
Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, davacının ıslah isteminin de incelenip varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle, bu istemin zamanaşımı yönünden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenle davacı yararına BOZULMASINA; davalıların temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve temyiz eden davacıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 01/02/2010 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum. 01/02/2010