Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2010/5220 E. 2011/5057 K. 03.05.2011 T.

Yayınlanma Tarihi: 24.01.2024 15:57


YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5220
KARAR NO : 2011/5057
KARAR TARİHİ : 03.05.2011


MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 19/11/2007 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 17/02/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili ve davalılar vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalıların diğer temyiz itirazına gelince; dava, trafik kazası nedeniyle desteğin ölümünden dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, taraflarca temyiz olunmuştur.
Yerel mahkemece benimsenen ve 18.06.2009 günlü destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasına ilişkin bilirkişi raporunda, tazminat tutarları hesap günündeki verilere göre hesaplanmıştır. Yerel mahkemece ... tarafından davacılara 18.01.2008 günü destekten yoksun kalma nedeni ile tazminat ödendiği saptanmış bulunmasına karşın hesap tarihinden yaklaşık 1,5 yıl önce yapılan ödeme tutarı güncellenmeden ve toplam tazminat tutarından indirilmeden hüküm kurulmuştur. Oysaki davacılar, bu miktarın hesap rapor tarihine kadar işleyecek yasal faizi ile birlikte oluşacak tutarı oranında haksız yere zenginleşmiş olacaklardır.
Sigorta şirketi tarafından verilen parayı tazminat hesabının yapıldığı günden önce alan davacılar, bu paranın tazminat hesabının yapıldığı güne kadar işleyen yasal faizi kadar kazanım sağlamış olacaklarından; zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin, tazminat hesabının yapıldığı güne kadar geçen süreye ilişkin getirisinin yasal faiz ölçüsünde güncelleştirilip belirlenerek, hesaplanan tazminattan indirilmesi gerekir.
Yerel mahkemece, olay nedeniyle sigorta şirketi tarafından davacılara ödemenin yapıldığı 18.01.2008 günü ile destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasına ilişkin bilirkişi raporunun düzenlendiği 18.06.2009 günü arasında geçen sürede, sigorta şirketinden alınan paranın getirisinin yasal faiz ölçüsünde güncelleştirilip belirlenmesi ve sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme ile birlikte, hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatından indirilmemiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
3-Davacıların diğer temyiz itirazına gelince; Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası’nın 417/1-423/6 ve devamı maddeleri uyarınca, dava sırasında yapılan yargılama giderleri ve yargılama giderlerinden olan avukatlık ücreti davanın kabul ve ret oranına göre taraflar arasında paylaştırılır. Yargılama giderlerinin nelerden ibaret olduğunun hükmün altına denetime olanak verecek biçimde yazılması gerekir. Yerel mahkemece hüküm fıkrasında gösterilen istemin kabul edilen bölümü üzerinden avukatlık ücretinin eksik belirlendiği anlaşılmakta ise de yukarıdaki bozma nedenine göre bu konu şimdilik incelenmemiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle davalılar yararına BOZULMASINA; davacıların (3) sayılı bentteki temyiz nedenlerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına; tarafların öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve temyiz eden davalılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 03/05/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.