YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6813
KARAR NO : 2010/7892
KARAR TARİHİ : 28.06.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … tarafından, davalı … ve diğeri aleyhine 14/07/2008 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalı … hakkında davanın husumet yönünden, davalı … hakkındaki davanın esastan reddine dair verilen 17/03/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere göre davacının, davalılardan …’a yönelik itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının davalı …’a yönelik temyiz itirazına gelince; dava, haksız eylem nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, davalılardan … hakkındaki istem husumet yönünden; diğer davalı … hakkındaki istem ise, gereken özeni göstermeyerek kusurlu davranan davacının tazminat isteme hakkı bulunmadığı gerekçesiyle, esas yönünden reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, icra takibinin dayanağı olan çek bedelini ödediği halde şikayeti geri almayan davalıların savsama niteliğindeki eylemi nedeniyle haksız yere hapiste yatarak zarara uğradığını belirterek, davalıların maddi ve manevi tazminat ile sorumlu tutulmalarını istemiştir.
Temyiz dilekçesine ekli belgelerden davalılardan … hakkında, görevi kötüye kullanmak suçundan dolayı açılan kamu davasının … 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2010/33 Esas sayılı dosyada devam ettiği anlaşılmaktadır.
Borçlar Yasası’nın 53. maddesi gereğince ceza mahkemesinin beraat kararı, hukuk yargıcı yönünden bağlayıcı değilse de ceza mahkemesince belirlenecek maddi olgular hukuk yargıcı yönünden de bağlayıcıdır. Dava konusu olayın özelliği nedeniyle ceza mahkemesindeki davanın sonucu beklenmeli ve ondan sonra tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca uygun bir karar verilmelidir.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, yerinde olmayan gerekçeyle, yazılı biçimde karar verilmiş olması, usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle davalılardan … yönünden BOZULMASINA; diğer davalı …’a yönelik temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddiyle kararın o bölümünün ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 28/06/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.