YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7800
KARAR NO : 2011/8227
KARAR TARİHİ : 11.07.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı …. Nak. Dış. Tic. Ltd. Şti. ve diğeri vekili Avukat … tarafından, davalı Başbakanlığa izafeten … Gümrük ve Muhafaza Müdürlüğü aleyhine 19/06/2007 gününde verilen dilekçe ile haksız el koyma nedeniyle uğranılan zararın tazmininin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 20/02/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız el koyma nedeniyle uğranılan maddi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin reddine karar verilmiş; karar, davacılar tarafından temyiz olunmuştur.
01.06.2005 günü yürürlüğe giren 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Yasası’nın 7. bölümünde “Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat” konusu düzenlenmiştir. Yasanın 141. maddesinde, suç soruşturması veya kovuşturması sırasında “Eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine, koşulları oluşmadığı halde el konulan veya korunması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya diğer malvarlığı değerleri amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen kişilerin, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebileceği…” öngörülmüş; aynı Yasa’nın 142/2. maddesinde “İstem, zarara uğrayanın oturduğu yer Ağır Ceza Mahkemesinde ve eğer o yer Ağır Ceza Mahkemesi tazminat konusu işlemle ilişkili ise ve aynı yerde başka bir Ağır Ceza Mahkemesi yoksa, en yakın yer ağır ceza mahkemesinde karara bağlanır.” biçimindeki düzenlemeye yer verilmiştir. Ancak, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Yasa’nın 6/1. maddesinde de Ceza Muhakemesi Yasası’nın 141 ile 144. maddelerinde yer alan düzenlemelerin 01.06.2005 gününden itibaren yapılan işlemler hakkında uygulanacağı belirtilmiştir.
Davacılara ait motorine 24.10.2005 gününde suç kuşkusu ile el konulmuştur. Yerel mahkemece, el koyma işleminin 10.06.2005 gününden sonra gerçekleştirildiği ve uyuşmazlığın Ağır Ceza Mahkemesinde çözümlenmesi gerektiği gözetilerek, mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddedilmesi gerekirken, işin esası yönünden karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA; bozma nedenine göre davacıların öteki temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 11/07/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.