Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2010/8019 E. 2011/9329 K. 21.09.2011 T.
Yayınlanma Tarihi: 23.01.2024 20:43
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8019
KARAR NO : 2011/9329
KARAR TARİHİ : 21.09.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 18/05/2001-05/09/2003 gününde verilen dilekçeler ile itirazın iptali ve alacak istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; birleşen dava yönünden davanın kabulüne, asıl dava yönünden kısmen kabulüne dair verilen 08/09/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- a) Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, haksız eylem nedeniyle itirazın iptali ve birleşen dava ise alacak istemine ilişkindir. Mahkemece, asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ve takibe konu alacaklar, davalıların haksız eylemlerinden kaynaklanmaktadır. Haksız eyleme konu zararın miktarı başlangıçta belirli olmayıp, çözümü yargılamayı gerektirmektedir. Bu nedenle, likit bir alacaktan söz edilemez. Şu durumda, icra inkar tazminatı istemlerinin reddi gerekir. Karar, bu bakımdan da yerinde görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
b) 6183 sayılı Yasa 1. madde düzenlemesi göz önünde bulundurulduğunda, takibe konu alacakların kamu alacağı niteliğini taşımadığı açıktır. Bu nedenle, özel hukuk hükümleri çerçevesinde değerlendirilmelidir. Şu durumda, BK.41. madde ve devamında düzenlenen haksız eylem kurallarının uygulanması söz konusudur. Haksız eylemden kaynaklanan davalarda istem bulunduğu takdirde, haksız eylem tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerekir. Mahkemece, faiz isteminin 6183 sayılı Yasa kapsamında mütalaa edilmesi doğru görülmemiş ve kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Temyiz edilen kararın yukarıda (2/a-b) numaralı bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının (1) numaralı bentte gösterilen nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 21/09/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.