YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8501
KARAR NO : 2011/10188
KARAR TARİHİ : 06.10.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … AŞ ve … aleyhine 23/12/2008 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 04/05/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili ve davacı vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Davacı, davalının sahibi olduğu … Gazetesinin 21.09.2008 günlü sayısında yayınlanan ” …… Subaylar Cezaevinde …” başlıklı haber içeriğinin kişilik haklarına saldırı oluşturduğunu ileri sürerek manevi tazminat ödetilmesi isteminde bulunmuştur.
Davalılar ise, davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
Yerel mahkemece, dava konusu haberde gözaltına alınan 5 teğmen ile ilgili karargah evlerinde davacı ile buluştukları, burada yapılan toplantılara ilişkin video görüntülerinin savcının elinde olduğu belirtilmiş bulunmasına karşın, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının cevabına göre böyle bir video görüntüsü mevcut olmadığından ve bu durumun görünür gerçeğe uygunluk olarak görülemeyeceğinden, aynı zamanda karargah evlerinde toplanan … teğmenlere talimat vererek devre arkadaşlarına “ülke elden gidiyor” şeklinde mail gönderttiği hususuna ilişkin de bir bilgi ispat olunmadığından hakkında ceza yargılaması devam eden davacı hakkında yapılan haberin kamu oyunu yanıltacak biçimde ve davacının kişilik haklarına saldırı oluşturacak nitelikte olduğunu belirtilerek istemin kısmen kabulü ile 2.000TL tazminatın yayın tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ödetilmesine karar verilmiştir.
Basın özgürlüğünün amacı, kamuyu ilgilendiren konularda gerçeğe uygun haber vermeyi sağlamaktır. Basının görevi, genel yararları ilgilendiren konularda olayları doğru ve objektif olarak yansıtmak, çeşitli sorunlarda kamu oyunu düşünmeye sevk edecek biçimde tartışmalar açmak, halkı toplumsal oluşumlar üzerinde doğru ve gerçeğe uygun bilgilerle donatmak, içinde yaşadığı toplumun ve tüm insanlığın sorunları hakkında bilinçlendirmektir. Basın, halka ulaştırılmasında kamu yararı bulunan haberleri zamanında ve haberin gerektirdiği ayrıntılarla ve doğru olarak toplayıp topluma ulaştırdığında, kamu oyunun serbestçe oluşumunu sağlar, kamu görevi niteliğindeki fonksiyonunu yerine getirmiş olur. Ancak basın özgürlüğü ve bu özgürlüğün getirdiği ayrıcalıklar sınırsız değildir. Anayasanın 28. maddesinde düzenlenen basın özgürlüğünün özel hukuk alanındaki sınırı Medeni Yasanın 24 ve Borçlar Yasasının 49. maddelerinde anlamını bulan kişilik haklarının korunmasına ilişkin düzenlemelerdir. Borçlar Yasasının 49. maddesi gereğince, kişilik hakkı hukuka aykırı bir biçimde saldırıya uğrayan kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para isteyebilir. Anılan maddeye göre manevi tazminat istenilebilmesi için; yayımlanan olay açıklaması ya da eleştirinin kişilik haklarına saldırı niteliğinde olması, bu saldırının manevi bir zarar doğurması, kişilik haklarına saldırı ile zarar arasında uygun illiyet bağı kurulabilmesi ve yayında hukuka uygunluk nedenlerinin bulunmaması gerekir. Hukuka uygunluk nedenleri veya hukuka aykırılığı ortadan kaldıran nedenler; gerçeklik, güncellik, kamu yararı ve toplumsal ilgi, konu ile ifade arasında düşünsel bağlılıktır. Yayımlanmasında kamu yararı bulunan gerçek ve güncel bir haberin ya da eleştirinin özle biçim arasında denge kurularak verilmesi durumunda hukuka aykırılık ortadan kalkar ve artık basın sorumlu tutulamaz.
Dosya içeriğinden, davalı … Gazetesinin 21.09.2008 günlü sayısında, “… Subaylar Cezaevinde” başlığı ile manşetten verilen haberin gazetenin 16. sayfasında tam sayfa olarak devam ettiği, kamu oyunda Ergenokon davası olarak anılan İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/191 esas sayılı dava dosyasında yer alan olaylar ile ilgili gelişmelere yer verildiği, söz konusu davanın toplumun ilgisini çektiği ve güncel olduğu, davacının da bu davanın tutuklu sanıkları arasında yer aldığı anlaşılmaktadır. Manşetten verilen ve 16. sayfada tam sayfa olarak devam eden haberin bir bölümünde yer alan”…gözaltındaki 5 teğmen, tutuklu sanıklar emekli orgeneral … … ve … …’la söz konusu evlerde buluşmuş. İddialara göre bu toplantıların video görüntüleri Savcı … …’ün elinde…., ….Muvazzaf teğmenler sık sık Ergenekon sanıkları emekli orgeneral … … ve … …’la Karargah evlerinde toplantı yaptı. … ve …’un talimatı ile harekete geçen teğmenler, 761 devre arkadaşına, “Ülke elden gidiyor, harekete geçmek lazım” şeklinde darbe maili gönderdi…” biçimindeki ifadeler haberin bütününe bakıldığında ayrıntı niteliğinde kaldığı anlaşılmaktadır.
Yerel mahkemece, dava konusu edilen haberin tümü ve davacının Ergenekon Terör Örgütü yöneticiliğinden sanık olarak yargılanması gözetilip; davacının kişilik haklarına saldırıda bulunulduğu kanaatine varılan bölümünün haberin bütünlüğü içinde ayrıntı niteliğinde kaldığı, haberin veriliş biçiminin görünen gerçeklik kapsamında kaldığı sonucuna varılarak, istemin tümden reddedilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle, davalıların manevi tazminat ile sorumlu tutulmuş olmaları usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, bozma gerekçesine göre davacının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve temyiz eden davalılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 06/10/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.