Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2011/13457 E. 2012/18469 K. 04.12.2012 T.

Yayınlanma Tarihi: 23.01.2024 20:04


YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13457
KARAR NO : 2012/18469
KARAR TARİHİ : 04.12.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 20/05/2010 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 01/06/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız fiilden kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. Yerel mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, evlilik birliği devam ederken davalının, eşi ile birlikte olduğunu bu nedenle evliliğin sona erdiğini, eşi ile birlikte kendisini darp ve hakaret ettiklerini, bu durumun kişisel haklarına saldırı oluşturduğunu beyanla, uğradığı zararın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; davalının, davacı ve eşi arasındaki kavga ve münakaşaya dahil olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamından; davacının genel olarak davalının eşi ile birlikte olmasının evliliğine ve de kişilik haklarına oluşturduğu saldırı nedeniyle tazminat talep ettiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, salt davacının bu genel eylemleri örneklendirmek adına dava dilekçesinde bahsettiği dayak ve hakaret olayı nedeni ile, davalının sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kaldı ki, davacının bu iddiası da tanık beyanları ile doğrulanmış ayrıca davalının davacının eşi ile birlikteliği de kanıtlanmıştır. Evli bir kimsenin evlilik dışı birlikteliği, diğer eşin sosyal kişilik değerlerine saldırı niteliğinde olduğu gibi, bu eyleme katılan kişinin eylemi de bundan ayrı düşünülemez. Dolayısıyla, bu eyleme evliliği bilerek katılan kişi de diğer eşin uğradığı zarardan sorumludur. Davalının davacının eşi ile evli olduğunu bilerek ilişkiye girdiği de tanık beyanları ile ispatlanmıştır. Davalının sorumluluğu ahlaka aykırılık nedeniyle gerçekleşen haksız fiilden kaynaklanmakta olup (BK. 49/2) aile bütünlüğüne saldırı teşkil etmektedir. Bu nedenle manevi tazminat verilmesi gerekirken davanın reddi doğru bulunmamış ve kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 04/12/2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum. 04/12/2012