Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2011/14012 E. 2012/14861 K. 11.10.2012 T.

Yayınlanma Tarihi: 23.01.2024 22:54


YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/14012
KARAR NO : 2012/14861
KARAR TARİHİ : 11.10.2012


MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı ... vdl. vekili Avukat ... tarafından, davalı ... vdl. aleyhine 12/05/2008 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 01/07/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı ... ve ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalılar ... ve ...'un aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalılar ... ve ...'un diğer temyizine gelince;
Dava, trafik kazası nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; karar, davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz olunmuştur.
Mahkemece, davacılar ... ve ... ... yönünden davalı ... tarafından ödeme yapıldığı gerekçesi ile maddi tazminat istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına,davacı ... ...'in ise herhangi bir maddi zararı olmadığı gerekçesi ile maddi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. Her ne kadar mahkemece, dava tarihinden önce yapılan ödemenin davacıların tüm zararını karşılamadığı, dava açılmadan önce karşılanmayan kısım bulunduğu gerekçesi ile davacılar Sair ve ... ... yararına maddi tazminat yönünden vekalet ücretine hükmedilmiş ise de davalı ... tarafından dava açılmadan önce davacılara yapılan ödemenin, alınan bilirkişi raporunda davacıların zararını fazlasıyla karşıladığının belirtilmesi karşısında davacıların karşılanmayan zararı olduğundan bahsedilemez,bu nedenle davacılar Sair ve ... yararına maddi tazminat yönünden vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değildir. Ayrıca maddi tazminat davası açılmasına, davalılar sebebiyet vermedikleri için davacılar Sair ve ... ...'in talep ettikleri maddi tazminat istemi üzerinden de davalılar lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmelidir. Mahkemece bu hususların gözetilmemesi usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 maddesi gereğince, davalı ... A.Ş. kararı temyiz etmediğinden davalılar ... ve ... yararına kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle hüküm fıkrasının 4-A paragrafında yer alan “Davacı anne ... ... ve baba ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1.100,00 TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacılar ... ... ve ...'e verilmesine” biçimindeki cümlenin silinmesine, yerine “Davacı anne ... ... ve baba ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1.100,00 TL maktu vekalet ücretinin davalı ... AŞ den alınarak davacılar ... ... ve ...'e verilmesine,” ibaresinin yazılmasına, yine 4-b paragrafında yer alan "Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesap edilen 1.200,00 TL nispi vekalet ücretinin davacı ... ...'den alınarak davalılara verilmesine” biçimindeki cümlenin silinmesine yerine “Davalılar ... ve ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesap edilen 3.520,00 TL nispi vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılar ... ve ...'a verilmesine,” ibaresinin yazılmasına; davalılar ... ve ... vekilinin öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddiyle kararın düzeltilmiş bu biçiminin ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 11/10/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.