YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3959
KARAR NO : 2012/6824
KARAR TARİHİ : 19.04.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
BİRLEŞEN 2002/212 ESAS SAYILI DOSYA
Davacı Türkiye … Bankası … Şubesi vekili Avukat … tarafından, davalı … ve diğerleri aleyhine 20/07/2000-17/05/2002 gününde verilen dilekçeler ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 22/12/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ve davalılar …-…-… vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının diğer temyiz itirazına gelince;
a)Dava, haksız eylem nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalılar …, … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı banka vekili; Karşıyaka Sulh Hukuk Mahkemesi kararı ile gayrimenkul satışları sonunda mahkeme kararında belirtilen kişilere vadeli hesap açılarak ilgili hak sahiplerinin başvurusuna kadar paraların müvekkili bankada değerlendirildiğini, bu uygulamanın 1993 yılından beri sürdüğünü, uzun zamandır faiz temdidi haricinde hareket görmeyen hesaplardan faiz tutarının ödendiği notu düşülerek para çıkışlarının olduğu, ancak bu çıkışlara ait fişlerin ya bulunmadığı yada bulunsa dahi fiş üzerinde olması gereken kimlik dökümlerinin yapılmadığının belirlendiğini, okuma yazması az olan kişilere ait ödemelerde özellikle kimlik bilgileri çok önemli olduğundan sadece müşterinin basit imzasına dayanılarak ödemede bulunulduğunu, bu nedenle fişlerde 1.derecede yetkili olarak imzası bulunan ve müfettişlikçe el konulmasından dört gün önce sağlık raporu alarak çalışma masasındaki kişisel eşyalarını da toplayıp şubeden ayrılan müdür yardımcısı davalı …’dan zararın tahsili talepli eldeki bu davayı açmıştır.
Birleştirilen dosyada ise; olayda 2.derece imza yetkisine sahip davalılar …, …, …, … ve …’ın ortaya çıkan banka zararından sorumlu olduklarını bildirerek bu zararın reeskont faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, müvekkilinin bankada müdür yardımcısı olarak görev yaptığını, olayda kusur ve sorumluluğun bulunmadığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Birleştirilen dosyadaki davalılar vekili,müvekkillerinin olayda kusurunun bulunmadığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece asıl davanın kabulüne, birleşen davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece ;hükme esas alınan,bankacı ve hukukçu bilirkişiden alınan 11.05.2009 tarihli raporda, şube müdür ve yardımcılarının bankanın yönetimini oluşturduğunu ve yapılan tüm işlemlerden sorumlu olduklarını,bu nedenle davalı …’in 1.derecede sorumlu olduğunu, şef yardımcıları ve gişe memurlarının gün içerisinde düzenledikleri tediye fişlerinde ödeme yaptıkları kişilerin kimlik dökümlerinin yapılması, mudinin imza örneğini alıp varsa önceki imzası ile karşılaştırması suretiyle para ödemesi yapması,bu nedenle fişteki imza, kimlik bilgileri ve ödemeye dayanak belgeler tamamlatılmadan yapılan ödemeden fişi düzenleyen personelin, birinci ve ikinci derece imza sahiplerinin ve veznedarın sorumlu oldukları bu nedenle diğer davalıların da sorumlu oldukları belirtilmiştir.
Mahkemece birleştirilen dosyanın davalılarının 2.derecede imza yetkisine sahip olmaları, haksız fiili ika eden müdür yardımcısı asıl dosya davalısı …’a güven duymaları sonucunda yapılan işlemlerde gerekli dikkat ve özeni göstermemeleri nedeniyle banka zararının oluşmasında hafif kusurlarının bulunduğu ,yine davacı bankanın, dava açma süresi gözönüne alındığında ve özellikle haksız fiili ika eden müdür yardımcısını denetim görevini ihlal ettiğinden zararın doğmasına ve artmasına da sebep olduğu gerekçesiyle BK nun 43 ve 44 madde hükümleri çerçevesinde adı geçen davalılar lehine %80 oranında hakkaniyet indirimi yapılmıştır. Davaya konu olayın oluş biçimi ve gelişimi ile yukarıda değinilen bilirkişi raporu gözönüne alındığında yapılan hakkaniyet indirimi çok fazladır. Bu yönüyle karar usul ve yasaya uygun düşmediğinden bozulması gerekmiştir.
b)Mahkemece, davalı … yönünden açılan davanın HUMK 409/5.maddesi gereğince açılmamış sayılmasına, davanın açılmamış sayıldığı tarihte yürürlükte bulunan …Ü.T.’ye göre belirlenen 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacı bankadan alınarak davalı …’a verilmesine karar verilmiştir. Oysaki davalı … yargılama sırasında ödemede bulunduğu için davacı tarafça bu davalıya yönelik dava takip edilmemiştir. Bu nedenle bu davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenlede bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2/a-b) nolu bentle gösterilen nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, davalıların tüm,davacının öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine 19/04/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.