Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2011/4630 E. 2011/6180 K. 31.05.2011 T.

Yayınlanma Tarihi: 24.01.2024 01:13


YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4630
KARAR NO : 2011/6180
KARAR TARİHİ : 31.05.2011


MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ...ve diğeri aleyhine 14/10/2009 gününde verilen dilekçe ile el atmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda;
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen 14/10/2010 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalı ...vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 31/05/2011 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine taraflardan kimsenin gelmediği görüldü, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü
Dava, davalılardan ...'a ait taşınmaz üzerine diğer davalı ... Telekomünikasyon AŞ tarafından kurulan baz istasyonunun kaldırılması istemine ilişkin olup davacı ..., ... Barosu, ... Adliyesi ve 300 civarında avukatlık bürosunun yanında veya tam karşısında kurulu olan baz istasyonunun, sağlığı tehdit ettiğini belirterek, komşuluk hukukuna göre kaldırılmasını istemiştir.
Davalı Şirket ise, yerinde olmayan davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkemece, dava konusu baz istasyonunun limit değerlerin altında çalıştığı; ancak, çevre binalarda oturanların sağlıkları yönünden büyük endişeler taşıdığı, davacının zarara uğradığı gerekçesiyle, istem kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı ..., Avukatlık Yasası gereğince tüzel kişiliği bulunan kamu kurumu niteliğinde bir meslek kuruluşudur. Kuruluş amacı, avukatlık mesleğini geliştirmek ve avukatlık mesleğini yapanların birbirleri ve iş sahipleri ile aralarındaki ilişkileri geliştirmek olup tüzel kişilik çalışanlarının sağlığı ile ilgili olarak onlar adına hareket etme görev ve yetkisi yoktur. Davacı, kendisi bir tüzel kişilik olduğuna göre doğrudan kendi sağlığının zarar gördüğü ya da tehdit altında olduğu da düşünülemez.
Yerel mahkemece, davacı baronun eldeki davayı açmak için aktif dava ehliyeti bulunmadığı gözetilerek, davanın husumet yönünden reddedilmesi gerekirken işin esasının incelenmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA; bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve temyiz eden davalı ...den peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 31/05/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.