Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2011/4667 E. 2012/11619 K. 04.07.2012 T.

Yayınlanma Tarihi: 23.01.2024 19:53


YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4667
KARAR NO : 2012/11619
KARAR TARİHİ : 04.07.2012


MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 28/09/2009 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 29/11/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava haksız fiilden kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece; istemin kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalının bir televizyon kanalında yayınlanan ve daha sonra da bütün görsel ve yazılı medyaya yansıyan ses kaydında kendisine hakaret edildiğini belirterek manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Davalı, davalı ses kasetinini montaj yoluyla üretilip kamuoyuna yansıtıldığını, ses kasetinde yer alan iddia ve açıklamaların hicbirinin maddi olgularla doğrulanmadığını, davaya kanıt olarak ileri sürülen yayının yasadışı yollarla elde edilmiş ses kaydı olduğunu, yasa dışı kanıta dayalı bir dava olamayacağını, davanın reddini savunmuştur.
Yerel mahkemece; davalının basına yansıyan ses kasetinin içerisinde davacıya hakaret ettiği ve bu hakaretin davacının kişilik haklarına saldırı oluşturduğu kabul edilerek manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmistir.
Uyuşmazlık, davaya konu edilen ifadelerin davalı tarafından söylenip söylenmediği ve bu ses kaydının hukuka uygun yollarla elde edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır. Davalıya ait ses kaydının CD çözümü yapılmış, bu kaydın davalıya ait ses kaydı olduğu ve bu kaydın yasal yollarla oluşturulduğu ıspat olunamamıştır.
HMK'nın 190. maddesi gereği "ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Yine HMK'nın 189. maddesi gereği " Hukuka aykırı olarak elde edilmiş olan deliller, mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz.".
Dosya kapsamından davacının delil olarak CD çözümü ve yazılı basında yayınlanan haberleri gösterdiği ve bu delillerle davanın sabit olduğunu belirterek kabul edilmesine karar verilmesini istediği, ancak bu ses kaydının hukuka aykırı olarak kaydedildiği, ve bunun aksinin sabit olmadığı, bunun dışında davalının davacıya davaya konu edilen sözleri söylediğine ilişkin başkaca bir delil bulunmadığı anlaşılmaktadır. Şu durumda yukarıdaki usul hükümleri gözetildiğinde sadece yasa dışı elde edilen delile dayanılarak davalının sorumluluğuna hükmedilmesi doğru değildir. Bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 04/07/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.