Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2011/4856 E. 2012/5980 K. 09.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4856
KARAR NO : 2012/5980
KARAR TARİHİ : 09.04.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 19/10/2009 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 23/12/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalının diğer temyiz itirazına gelince:
a)Dava haksız eylem nedeniyle kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalı … vekili Av. … tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, davalının sitede yapılan kat malikleri toplantısında “Sen konuşma, hırsız herif, senin …den hırsızlık yaptığın için atıldığını herkes biliyor” demek suretiyle topluluk içerisinde kendisine hakaret ettiğini ve kişilik haklarına saldırıda bulunduğunu belirterek manevi zararının ödetilmesi isteminde bulunmuştur.
Davalı, davacının kasti eylemleri ve tacizleri ile söz konusu toplantıda olayların başladığını, ağır kusuru ve ağır tahriki ile davacının olaylara sebebiyet verdiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Yerel mahkeme, davacının dava konusu edilen sözleri söylediği hususunda bir tereddüt bulunmadığı ve bu hali ile de davalının davacının kişilik haklarına saldırıda bulunduğuna karar vermiştir
Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir. Hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde objektif olarak göstermelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hüküm vereceği Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesinde belirtilmiştir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Dosya arasında mevcut bilgi ve belgelerden, Silivri 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 17.09.2009 tarih, 2009/131 esas 2009/420 karar sayılı kararı ile davalının davacıya yönelik hakaret suçunu işlediğinden bahisle cezalandırılmasına karar verildiği ve davacının toplantı sırasında davalıya yönelik davranışlarının TCK’nın 129/1 maddesi kapsamında haksız eylem kabul edilerek davalıya verilen cezada 2/3 oranında indirim uygulandığı anlaşılmaktadır.
Somut olaya gelince, olayın gelişimi, anılan ceza mahkemesi kararı ile yukarıda anılan ilkeler gözetildiğinde davacı yararına takdir edilen 5.000 TL manevi tazminat fazladır. Daha alt düzeyde manevi tazminat takdir edilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, davalının diğer temyiz itirazlarının (1) sayılı bentte gösterilen nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 09/04/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.