Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2011/5919 E. 2012/8152 K. 09.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5919
KARAR NO : 2012/8152
KARAR TARİHİ : 09.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … Külekçi vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 16/07/2009 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 18/01/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı ve davacı vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava; kişilik haklarına saldırı nedeniyle uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir.
Yerel mahkemece, istemin kısmen kabulüne dair verilen karar, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde; eski belediye başkanı olan davalının Çayıralan Belediye Başkanlığı’na gönderdiği mektup içeriğindeki bilgilerin gerçek dışı olduğunu belirterek kişilik haklarına saldırı nedeniyle uğradığı manevi zararın ödetilmesini istemiştir.
Davalı, haksız ve yersiz açılan davanın reddini savunmuştur.
Dosya kapsamına göre; Çayıralan eski belediye başkanı olan davalının, Çayıralan Belediye Başkanlığı’na gönderdiği 6/7/2009 tarihli mektupta; “…Belediye Başkanlığı döneminde kendisi ile uğraşan ve belediye mali işler müdürü olarak görev yapan davacı … Külekçi’nin bordroda oynama yaparak zimmetine para geçirdiği, makam odasında sürekli kullandığı bilgisayardan müstehcen sitelere girdiği, şahsi işleri için il dışına gittiğinde yolluk tahakkuku yaptığı ve belediyeye ait araçları kaçak yaptığı inşaatta çalıştırığı…” biçiminde bilgilere yer verdiği anlaşılmaktadır.
Dosya arasına giren bilgi ve belgelerden; davacının belediye mali işler müdürü olarak görev yaptığı dönemde, kendisi ile ilgili bordroda fazla tahakkuk yaptırmak suretiyle fazla maaş ödemesi aldığı ve bunun belediye Başkanlığı makamınca kendisinden tahsili yoluna gidildiği, odasındaki bilgisayar kayıtlarından müstehcen sitelere girdiği hususunun tanık anlatımları ile de doğrulandığı anlaşılmaktadır. Davalının belediye başkanlığı makamına gönderdiği mektup içeriğindeki bilgilerin davacının yaptıkları ile uyumlu olduğu anlaşılmaktadır. Şu halde davacının kişilik haklarının zedelendiğinden bahsedilemez. Davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde istemin kısmen kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve temyiz eden davalıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 09/05/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.