Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2011/6256 E. 2012/8296 K. 10.05.2012 T.
Yayınlanma Tarihi: 23.01.2024 23:38
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6256
KARAR NO : 2012/8296
KARAR TARİHİ : 10.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 24/03/2003 gününde verilen dilekçe ile trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 18/01/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi ...'den gayrı taraf vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların tüm, davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacıların diğer temyiz itirazlarına gelince:
Dava, trafik kazası sonucu uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacılar ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar, küçük çocuklarının vefatıyla sonuçlanan trafik kazasında uğradıkları maddi ve manevi zararların davalılardan tazminini talep etmişlerdir.
Davalılar, kusursuz olduklarını beyanla davanın reddini talep etmişlerdir.
Mahkemece, açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Dosya kapsamından; küçüğün henüz yedi yaşında olduğu, kaldırımda bisikleti ile ilerlerken kazanın meydana geldiği anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında, tarafların kusur durumu, olayın oluş şekli, ölenin davacılara olan yakınlığı, yaşı ve yukarıdaki ilkeler dikkate alındığında; davacılar için hükmedilen manevi tazminat miktarı azdır, daha yüksek düzeyde manevi tazminata hükmedilmek üzere karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda (2) numaralı bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, davalıların tüm, davacıların diğer temyiz itirazlarının (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle reddine ve temyiz eden davacılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 10/05/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.