Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2011/6678 E. 2012/8079 K. 08.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6678
KARAR NO : 2012/8079
KARAR TARİHİ : 08.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … vdl. vekili Avukat … tarafından, davalı … vdl. aleyhine 19/08/2008 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 21/12/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi bir kısım davalılar tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalılardan Erbak Uludağ Pazarlama A.Ş. ile …’nın, aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalıların diğer temyiz itirazlarına gelince; Dava, trafik kazası sonucu maddi manevi tazminat istemine ilişkindir. Yerel mahkemece dava kısmen kabul edilmiş, karar davalılardan Erbak Uludağ Pazarlama AŞ ile … tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar, yaşanan trafik kazası sonucu hayatını kaybeden yakınları …’ın ölümünden dolayı maddi manevi tazminat talep etmişlerdir.
Davalılar, olayda bir kusurlarının bulunmadığını, davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece, olayın oluş vasfı, eş-baba, oğul ve kardeşlerini kaybeden davacıların duydukları üzüntü ve kusur durumları gözetilerek bir miktar maddi ve manevi tazminata hükmedilmiştir.
Borçlar Yasası’nın 47. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir.
Dava konusu olayın gelişimi, olay tarihi, desteğin kusur oranı ve yukarıda anılan ilkeler gözetildiğinde mahkemece davacılar yararına hükmolunan manevi tazminat miktarları fazladır. Şu durumda yerel mahkemece davacılar yararına daha alt düzeyde manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalılar Erbak Uludağ Pazarlama AŞ ile … yararına BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 08/05/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.