Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2011/7361 E. 2012/8182 K. 09.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7361
KARAR NO : 2012/8182
KARAR TARİHİ : 09.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … ve diğeri vekili Avukat … ve Avukat …. tarafından, davalı … ve diğeri aleyhine 02/12/2008 gününde verilen dilekçe ile trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle iş göremezlik zararı ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 03/02/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar … ve … vekilleri tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer temyiz itirazına gelince:
Dava, trafik kazası sonucu yaralanmadan kaynaklanan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, istem kısmen kabul edilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar, davalılardan … idaresinde, Siirt Sağlık Müdürlüğüne tahsisli arazi taşıtının, şehir içinde yolcu indiren minibüsün önünden karşıdan karşıya geçmeye çalışan davacı …’e çarparak yaralanmasına neden olduğunu, …’in sakat kaldığını belirterek sürekli iş göremezlik zararı ve manevi tazminat isteminde bulunmuşlardır.
Davalılar, haksız davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; maddi tazminat ile ilgili zararın Güvence Hesabından karşılanması nedeniyle reddine, manevi tazminat talebinin ise kusur durumu, yaralanma derecesi ve sosyo ekonomik durum değerlendirilerek 10.000,00 TL’lik kısmının kabulüne karar verilmiştir.
Borçlar Yasası’nın 47. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O
halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir.
Dava konusu olay tarihi, kusur durumu, yaralanma derecesi ve yukarıda belirtilen ilkeler dikkate alındığında davacılar yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı fazladır. Daha alt düzeyde manevi tazminata hükmedilmesi için kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalılar yararına BOZULMASINA, davalıların diğer temyiz itirazlarının (1) nolu bentte belirtilen nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 09/05/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.