Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2011/8437 E. 2011/9131 K. 15.09.2011 T.

Yayınlanma Tarihi: 24.01.2024 05:48


YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8437
KARAR NO : 2011/9131
KARAR TARİHİ : 15.09.2011


MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yerel mahkemece verilen ... ve sayısı yukarıda yazılı kararın; Dairemizin 03/02/2011 ... ve 2011/294-2011/1056 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmiştir. Süresi içinde davalı vekili Avukat ... Haholu tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla HUMK’nun 440-442. maddeleri uyarınca tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, trafik kazası nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, dava zamanaşımı nedeniyle reddedilmiş, davacıların temyizi üzerine karar bozulmuş, bu kez davalı tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir.
Davacılar, 09.09.2002 gününde davalının, desteklerine aracıyla çarparak ölümüne neden olduğundan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin bu davalarını 04.05.2010 tarihinde açmışlardır. Davalı tarafın süresinde zamanaşımı def'inde bulunması üzerine yerel mahkeme, beş yıllık ceza zamanaşımının dolması, ceza davasının 10.12.2009 tarihinde kesinleşmesi nedeniyle davayı zamanaşımından reddetmiştir. Davacıların temyizi üzerine karar, davacıların ceza davasında 11.11.2002 günü verdikleri dilekçe ile ceza davasına müdahil olarak maddi ve manevi tazminat haklarının saklı tutulmasını istedikleri, bu nedenle ceza davasının kesinleşmesinden itibaren 1 ve 10 yıllık zamanaşımı süreleri dolmamışsa, uğradıkları zararın tazminini isteyebilecekleri, ceza davasının kesinleştiği 10.12.2009 ile bu davanın açıldığı 04.05.2010 tarihleri arasında dava açılmakla davanın süresinde açıldığının kabulü ile işin esasına girilmek gerektiğinden bozulmuştur. Zamanaşımını kesen sebepler Borçlar Kanunu’nun 133. maddesinde açıklanmıştır. Bunlar arasında “ceza davasına şahsi hak saklı tutularak müdahale edilmesi” yoktur. Şu durumda davacıların ceza davasına müdahil olmaları ve miktar dahi belirtmeden şahsi haklarının saklı tutulmasını istemeleri davacılar yönünden zamanaşımı süresinin kesilmesine neden olmaz. Uzamış (ceza) zamanaşımı süresinin olay tarihinden hesaplanması gereği de göz önüne alındığında dava konusu olay nedeniyle aradan beş yıllık zamanaşımı süresinin de geçtiğinin kabulü ile yerel mahkeme kararının onanması gerekirken karar bozulmuş bulunduğundan, davalının karar düzeltme istemi HUMK’nun 440-442. maddeleri uyarınca kabul edilmeli, bozma kararı kaldırılmalı ve karar gösterilen nedenlerle onanmalıdır.
SONUÇ: Davalının karar düzeltme isteminin kabulüne, bozma ilamının kaldırılmasına ve kararın yukarıda yazılı olan nedenlerle ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının önceki onama kararımızla temyiz eden davacıya yükletilmesine ve karar düzeltme talep eden davalıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 15/09/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.