Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2011/8701 E. 2012/10565 K. 14.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8701
KARAR NO : 2012/10565
KARAR TARİHİ : 14.06.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … Ünlü vekili Avukat ….. tarafından, davalı … aleyhine 25/12/2009 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptali istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 15/03/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava; haksız yere işten çıkarıldığını iddia eden davacının, talep ettiği maaşlara ilişkin giriştiği icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, dava dilekçesinde; davalı … Başkanlığında memur olarak çalışırken işine son verildiğini; idare mahkemesinde açtığı davada ise işine son verilmesine ilişkin işlemin iptali ile parasal hakların ödetilmesine karar verildiğini, ödenmeyen maaşlarının tahsili amacı ile başlattığı icra takibine davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptalini istemiştir.
Davalı, İçişleri Bakanlığı müfettiş raporuna istinaden davalının görevine son verildiğini, alacak likit olmadığı için icra takibi yapılmasının yasaya aykırı olduğunu, davacının idare mahkemesinde tam yargı davası açarak alacağını likit hale getirmesi gerektiğini bildirerek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, İstanbul 3. İdare Mahkemesi ve Danıştay 12. Dairesi’nin ilamları dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosyada bulunan İstanbul 3. İdare Mahkemesi’nin 2006/2445 Esas, 2006/2529 Karar sayılı iptal kararının, davacının görevine son verilmesi işlemi ile parasal haklarına ilişkin olduğu; işlemin iptaline ve davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal harçların hesaplanarak ödenmesine karar verildiği ve rakam belirtilmediği anlaşılmaktadır.
İtirazın iptali davası sırasında, icra takibinin temelini oluşturan ve aslı da idari olan maaş alacağının varlığının ve kapsamının hukuk mahkemesi tarafından çözümlenmesi kabul edilemez.
Diğer yandan, idari yargı yerinde “itirazın iptali” biçiminde bir dava yolu da düzenlenmediğinden, adli yargı yerinde yargı yolu bakımından görevsizlik kararı da verilemez. Bu durumda, idare mahkemesinde tam yargı davası açılarak davacının hak ettiği maaşlar belirlenmeden, icra takibi yapılarak ve borca itiraz edilmesi üzerine itirazın iptali şeklinde idari yargının görevli olduğu bir konunun adli yargı önüne getirilmesi doğru görülmemiştir.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek dava dilekçesinin reddedilmesi gerekirken, uyuşmazlığın esası çözümlenerek yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 07/06/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.