Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2011/9890 E. 2011/9323 K. 21.09.2011 T.

Yayınlanma Tarihi: 23.01.2024 20:01


YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9890
KARAR NO : 2011/9323
KARAR TARİHİ : 21.09.2011


MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı ... vekili Avukat ... ... tarafından, davalı ... aleyhine 12/06/2009 gününde verilen dilekçe ile taşınır hisse haciz kaydının silinmesi, tedbir konulması istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın feragat nedeniyle reddine dair verilen 07/10/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında ... temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalının diğer temyiz itirazına gelince; dava, tapu kaydındaki haciz şerhinin kaldırılması ve yargılama kesinleşinceye kadar taşınmazın üçüncü kişilere devrinin önlenmesine yönelik tedbir kararı verilmesi istemine ilişkindir. Yerel Mahkemece, istemin feragat nedeniyle reddine karar verilmiş,karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı ile birlikte hissedarı bulunduğu taşınmaz tapu kaydındaki 1/2 hissesine davalının muvazaalı olarak düzenlediği 80.000 TL’lik borç senedi nedeniyle haciz şerhi konulduğunu, icra dosyasının tarafı olmadığı gibi borç ile de hiçbir ilgisinin bulunmadığını belirterek, tapu kaydındaki haksız haciz şerhinin kaldırılmasını ve yargılama kesinleşinceye kadar taşınmazın üçüncü kişilere devrinin önlenmesi için tedbir kararı verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davacı tarafından verilen 20/10/2009 tarihli dilekçe gözetilerek feragat nedeniyle istemin reddine karar verilmiş, davalı yararına maktu vekalet ücreti takdir edilmiştir.
Eldeki dava, davalının 80.000 TL tutarındaki borcu nedeniyle davacıya ait taşınmaz hissesine konulan haciz şerhinin kaldırılması istemine ilişkin olup dava değeri para ile ölçülebilir niteliktedir. Şu halde, delillerin toplanmasına ilişkin ara kararı gereğinin yerine getirilmesi aşamasından sonra karar verilmiş olması da gözetilerek, karar günündeki yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesinin 6 ve 12. maddesi gözetildiğinde davalı yararına nisbi vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde maktu vekalet ücretine karar verilmiş olması doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenle davalı yararına BOZULMASINA, davalının diğer temyiz itirazlarının (1) sayılı bentte gösterilen nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 21/09/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.