Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2012/12029 E. 2012/19830 K. 24.12.2012 T.
Yayınlanma Tarihi: 23.01.2024 23:44
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12029
KARAR NO : 2012/19830
KARAR TARİHİ : 24.12.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... vd. aleyhine 07/01/2011 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın pasif husumet yokluğundan reddine dair verilen 22/03/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA 24/12/2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi
(M)
KARŞI OY YAZISI
Dava; trafik kazası sonucu yaralanma nedenine dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece her iki davalı hakkındaki dava pasif husumet yokluğu nedeniyle reddedilmiş, karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacının davalılardan ...'a yönelik temyiz itirazları yönünden;
Kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken veya görevlerini yaparken kişilere zarar vermesi ilgili kamu kururmunun hizmet kusurunu oluşturur. Bu durumda sorumlu, kamu görevlisinin emrinde çalışmakta olduğu kamu kurumu olup dava o kurum aleyhine açılmalıdır. (T.C. Anayasası 40/III, 129/V, 657 Sy.K.13, HGK 2011/4-592 E., 2012/25 K.) Bu konuda yasal düzenlemeler emredici hükümler içermektedir. Diğer yandan Sorumluluk Hukukunun temel ilkeleri açısından bakıldığında da bu şekilde düzenlemenin mevzuatta yer almış olması zarar görenin zararının karşılanması yönünde önemli bir teminattır.
Dava dilekçesinde davalı ...'ın kişisel kusuruna dayanılmış olup, dosya içindeki bilgilere göre adı geçen davalının ceza yargılamasında tam kusurlu bulunduğu da gözetildiğinde, hakkındaki davanın husumet yokluğundan reddedilmesi yerinde olmamıştır.
2-Davacının davalılardan ...'na yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Zarara sebebiyet veren olaya karışan araç, trafikte davalı adına kayıtlıdır. Davacı, bu kaydı esas alarak davasını işleten sıfatıyla ona yöneltmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 3 ve 19. maddeleri hükümlerine göre trafik kaydı “işleteni” kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak trafik kaydına rağmen işletenliğin üçüncü kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir yasa hükmü yoktur. İşletenlik trafik kaydı adına olan kişiden mülkiyeti muhafaza kaydı ile satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süre ile kiralanması, ariyeti veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişiye geçmiş olur. Bu bakımdan işletenliğin kayda rağmen başkasına geçmiş bulunduğu her zaman ispatlanabilir. Fakat bu konuda getirilecek delillerin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olması, özellikle zarara uğrayanların haklarını halele uğratacak bir sonuç yaratmaması şarttır.
Davaya konu olan olayda davalı başka bir kişinin aracını kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işletenliğini ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğunu geçerli delillerle ispatlamış değildir. O halde davaya bakılmak gerekirken husumet yönünden reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Davalı ...'nin kazaya karışan aracın kayıt maliki olması ve uzun süreli kira ilişkisinin kanıtlanmamış olması nedeniyle bu davalı hakkındaki davanın da husumet yokluğundan reddi yerinde değildir.
Açıklanan nedenlerle kararın bozulması gerektiği düşüncesinde olduğumdan, dairemiz çoğunluğunun onama kararına katılmıyorum. 24/12/2012