Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2012/13588 E. 2013/11919 K. 20.06.2013 T.

Yayınlanma Tarihi: 23.01.2024 01:07


YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13588
KARAR NO : 2013/11919
KARAR TARİHİ : 20.06.2013


MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 30/03/2011 gününde verilen dilekçe ile kişilik haklarının ihlali nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 06/03/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili ile davacı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, istem reddedilmiş; karar, taraflarca temyiz edilmiştir.
Davacı, davalının ve kendisinin milletvekili olduklarını, davalının 22/04/2010 tarihli 91. Birleşimde yaptıkları karşılıklı konuşmada, kendisine yönelik küfür içeren sözler söylemek suretiyle kişilik haklarına saldırıda bulunduğunu, uğradığı manevi zararın ödetilmesini istemiştir.
Davalı ise, hakaret suçunu davacının kendisinin işlediğini, kendisinin onuruna yapılan bu saldırıya karşılık olarak verdiği birkaç kelimenin davacının kişilik haklarını zedelemeyeceğini savunmuş ve davanın reddini istemiştir.
Yerel mahkemece, davacının konuşmalarının da, davalının gösterdiği tepkinin de üslup olarak tasvip edilemeyeceği, B.K. nun 43. ve 44. maddelerine göre karşılıklı atışma sırasında sarf edildiği, manevi tazminat ödenmesini gerektirecek şartların ortadan kalktığı gerekçesi ile istem reddedilmiştir.
Dosya içeriğine göre; 22/04/2010 tarihinde yapılan 91. Birleşimde, davacının meclis başkanından oturumu tarafsız yönetmesini istediği, davalının ise davacıya susmasını söylediği, davacının, davalıya yönelik “Sizi adam edene kadar konuşacağım. Ak Parti'nin beslemesi, sen götürdüğün malın hesabını ver önce” şeklindeki sözleri üzerine; davalının, davacıya küfür içerikli sözle karşılık verdiği anlaşılmaktadır.
Davacıya, küfür edilmek suretiyle verilen karşılığın, davacının kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği tartışmasızdır. Mahkemece davanın reddine gerekçe yapılan olgular, tazminat tutarından indirim sebebi olarak olarak değerlendirilebilir.
Şu durumda, davalının sorumluluğu benimsenmeli; davacının bölüşük kusuru da gözetilerek davacı yararına uygun bir manevi tazminat takdir edilmelidir. Karar, açıklanan nedenlerle yerinde görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda gösterilen nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA; bozma nedenine göre davacının diğer davalının tüm temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve temyiz eden davacıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 20/06/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.