Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2012/13879 E. 2012/18763 K. 06.12.2012 T.
Yayınlanma Tarihi: 23.01.2024 19:31
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13879
KARAR NO : 2012/18763
KARAR TARİHİ : 06.12.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 08/11/2010 gününde verilen dilekçe ile alacak istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 16/05/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 06/12/2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
(M)
KARŞI OY YAZISI
İlk derece mahkemesi iş bu davada 818 sayılı kanunun 41. maddesini uygulayarak davanın sorumluluğunun kapsamını belirlemiştir. Davalı ise temyiz dilekçesinde suça konu ineğin kendi bahçesine girdiği sırada ateş ettiğini belirtmiştir. Ayrıca 24/01/2011 tarihli dilekçesinde de hem gece vakti hem de davalının bahçesinde bulunması nedeniyle eylemi gerçekleştirdiğini bildirmiştir. İlk derece mahkemesi de olayı bu şekilde değerlendirip temyize konu hükmü kurmuştur. Öncelikle mülkiyet açısından değerlendirme yapmak gerekir . Davalı kendi mülkünde kendi malını korumak üzere beklerken davacının sahip olduğu hayvan bu mülke girmiştir. Davalının yabani hayvan zannıyla ateş etmesini bir tarafa bıraksak dahi şu halde davalı kendi mülkünde kendi malını (zirai ürününü) korumak amacıyla eylemi gerçekleştirmiştir. Buna göre olay tamamen Yeni Borçlar Kanunu 67, Eski Borçlar Kanunu 56 ve 57. maddeleri kapsamında değerlendirilmeliydi. Zira hukuk hayvan bulunduranın sorumluluğunu bu hükümlerle düzenlemiş ve hayvan bulunduranın, hayvanının verdiği zarara karşı kurtuluş kanıtı getirilebilen Objektif Sorumluluk ilkeleriyle sorumlu tutulması öngörülmüştür. Devamında olayda olduğu gibi davalının gayrı menkulüne giren bir hayvanın verdiği zarara karşı davalının hakları sıralanmış ve Eski Borçlar Kanunu'nun 57. maddesinde hal ve maslahat icap ederse gayrimenkul zilliyetinin o hayvanı öldürebileceği bir hak olarak düzenlenmiştir. Somut olayda tam olarak bu şekilde gerçekleşmiştir. Yasanın bu şekilde düzenlenmiş olmasının sebebi öncelikle kişilerin mülkiyet hakkını korumak, dolayısıyla kişilerin zarar görmesini engellemek, diğer yandan hayvan bulunduranı başkalarına zarar vermeyecek şekilde yükümlülük altına sokmaktır. Buna göre davalının bu davada hiçbir şekilde sorumlu olması düşünülemez. Oysa hem ilk derece mahkemesi hem de dairenin yukarıdaki görüşü Borçlar Kanunu'nda öngörülen yükümlülük ve sorumluluk düzenini tersine çevirmiş, tecavüze uğrayan gayri menkul zilyet veya sahibine hayvan bulunduranın hayvanını bakma ve gözetme yükümlülüğü yüklenmiş ve hayvan bulunduranın ise yasalar karşısında sorumluluğu tamamen ortadan kaldırılmış, yasada hayvan bulunduranın hayvanına sahip olması, başkasının mülküne veya mal varlığına zarar vermemesi yükümlülüğü düzenlenmişken bu olayda hayvan sahibi hem kusurlu davranışıyla zarara neden olmuş (hayvanın başkasının mülküne girdiği anda hukuken zarar gerçekleşir), hem de davalının kendi arazisinde başkasına ait hayvanı etkisiz hale getirmesi karşısında davacının kusurlu davranışı ödüllendirilmiştir. Bu nedenle sorumluluk hukukuyla bağdaşmayan uygulamaya katılmamaktayım. 06/12/2012