Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2012/190 E. 2012/19828 K. 24.12.2012 T.
Yayınlanma Tarihi: 23.01.2024 23:01
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/190
KARAR NO : 2012/19828
KARAR TARİHİ : 24.12.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 01/12/2010 gününde verilen dilekçe ile haksız fiil nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 29/09/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine, kişilik haklarının ihlali nedeniyle manevi tazminat talepli dava açılmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, dava dilekçesinde 10.000,00TL manevi tazminat talep etmiş,faiz talebinde bulunmamıştır. Yargılama sırasında davacı vekili, 03/03/2011 tarihli celsede, davalı tarafın yokluğunda zapta geçen imzalı beyanı ile hükmedilecek manevi tazminata olay tarihinden itibaren faiz yürütülmesini talep etmiştir. 6100 s.lı HMK'nun 177.md.de “ (1)Islah, tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir. (2) Islah, sözlü veya yazılı olarak yapılabilir. Karşı taraf duruşmada hazır değilse veya ıslah talebi duruşma dışında yapılıyorsa, bu yazılı talep veya tutanak örneği, haber vermek amacıyla karşı tarafa bildirilir.” hükmü vardır. Mahkemece bu sözlü ıslah talebi karşı taraf-davalıya usulüne uygun tebliğ edilmemiştir. Dolayısıyla ortada usulüne uygun yapılmış ıslah söz konusu değildir. Bu şartlar altında mahkemece hükmedilen manevi tazminata faiz yürütülmesi kararı doğru değilse de, belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenle hüküm fıkrasının 1. maddesindeki “...olay tarihi olan 09.11.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile...” kelimelerinin silinmesine ; öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenle reddiyle kararın düzeltilmiş bu biçiminin ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 24/12/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.