YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3297
KARAR NO : 2012/8108
KARAR TARİHİ : 08.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 30/03/2007 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece manevi tazminat isteminin reddine, maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne dair verilen 05/10/2011 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 08/05/2012 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı hazine vekili Avukat … ile karşı taraftan davacı vekili Avukat … geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
Dava, trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Dava konusu olayda; askerlik görevini yapmakta olan davacının içinde bulunduğu askeri araca, dava dışı …ın sürücüsü olduğu tankerin aşırı hız nedeniyle duramayarak, arkadan çarpması sonucu davacı yaralanmış, dava dışı tanker sürücüsü … olayda tam kusurlu bulunarak cezalandırılmış ve askerleri taşıyan araç sürücüsünün ise kusurunun olmadığı belirlenmiştir.
Yerel mahkemece, verilen ilk kararda istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizin 16.03.2011 günlü bozma kararında, “…Askerlerin içinde bulunduğu araç sürücüsünün kusuru bulunmadığına göre davalının olaydaki sorumluluğunun dayanağı dava dilekçesi ve dosya içeriğine göre hizmet kusuru ile ilgilidir. İdarenin yol emniyet ve kontrol görevini sağlamak üzere konvoy halindeki askeri araçların sevki sırasında meydana gelen kazadaki rolü idari hizmetin işleyişi ile ilgili olup bundan doğan zararların ödetilmesine ilişkin uyuşmazlıkların çözüm yeri adli yargı yeri değil askeri idari yargı yeridir. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, davaya Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde bakılması gerekir…” gerekçesi ile karar bozulmuştur.
Yerel mahkemece, bozma kararına uyulmasına karar verilmiş; ancak, bozma kararından sonra 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 3. maddesine göre Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu kabul edilerek görevsizlik kararı verilmemiş ve işin esası incelenerek yine istemin bir bölümünün kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur. Her ne kadar, bozma kararından sonra 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 3. maddesinde; “…Her türlü idari eylem ve işlemler ile idarenin sorumlu olduğu diğer sebeplerin yol açtığı vücut bütünlüğünün kısmen veya tamamen yitirilmesine yahut kişinin ölümüne bağlı maddi ve manevi zararların tazminine ilişkin davalara asliye hukuk mahkemeleri bakar…” biçiminde düzenleme bulunmakta ise aynı yasanın geçici 1/1. maddesinde, “…Bu Kanunun yargı yolu ve göreve ilişkin hükümleri, Kanunun yürürlüğe girmesinden önceki tarihte açılmış olan davalarda uygulanmaz…” hükmü bulunmaktadır. Şu durumda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 3. maddesi, bu kanunun yürürlüğe girmesinden sonra açılan davalar için geçerlidir. Diğer yandan, Yargıtay bozma kararına uyulmakla, bozma kararı yararına olan taraf yönünden usulü kazanılmış hak doğar. Kazanılmış hak, yeni bir karar ile ortadan kaldırılamayacağından; yerel mahkemece, açıklanan yönler gözetilerek dairemizin bozma kararına göre yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddedilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA; bozma nedenine göre öteki yönlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve temyiz eden davalı yararına takdir olunan 900.00 TL duruşma avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine 08/05/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.