YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3899
KARAR NO : 2012/5737
KARAR TARİHİ : 05.04.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı …aleyhine 30/12/2009 gününde verilen dilekçe ile tapu iptal tescil istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 18/10/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, muvazaa iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı vekili, davacının üvey annesi olan …’ın,davacının kendisinden olan alacaklarını sonuçsuz bırakmak amacı ile , kök müris …’dan intikalen gelen … İli, … İlçesi, …, 265 ada, 2 parsel sayılı taşınmazı muvazaalı bir şekilde …’e satış yapmak suretiyle devrettiğini, söz konusu taşınmazda, 93/128 oranında hissedar bulunan …’ün hissesinin, …’ın miras payı olan l/4 hisse payı karşılığı iptali ile tekrar … adına tapuya kayıt ve tescilini taleple eldeki bu davayı açmıştır.
Yerel Mahkemece, davacının iddia ettiği gibi üvey annesi …’dan var olduğunu ileri sürdüğü alacağını kesinleşmiş bir mahkeme ilamıyla veya … tarafından kabul edilen bir belgeyle ispatlayamadığı, bu doğrultuda … aleyhine yürütülen bir icra takibinin de bulunmadığı gerekçesi ile dava reddedilmiştir.
Miras bırakan …’ın, … ile evlilik dışı yaşam ilişkisinden davacı …’ın dünyaya geldiği ve …’nin nüfusta annesinin, miras bırakanın resmi nikahlı olan eşi … olarak kayıt edildiği, mirasbırakanın ölümünden sonra küçüğün gerçek annesi tarafından dava açılarak bu durumun düzeltildiği dosya münderecatından anlaşılmaktadır.
Küçükçekmece 1. Aile Mahkemesinin 2006/1323 E-2008/654 sayılı dosyasında,davacının gerçek annesi … tarafından … aleyhine 15/07/2004 tarihinde velayetin kaldırılması ve çocuk mallarının korunması davası açıldığı, davacı tarafından davalının küçüğün kayden annesi olduğu için, babasından küçüğe kalan mallardan küçüğün faydalandırılmadığı, küçüğün miras payının davalı tarafından dilediği gibi kullanıldığı, davalının velayet hakkını kötüye kullandığı ileri sürülerek velayetinin kaldırılarak küçüğün malvarlığının ve gelirlerinin tespitinin istendiği, yargılama sırasında mahkemece ölen murisin mallarının tespit edildiği, murisin 3 tane aracı ve çok sayıda ev ve arsasının bulunduğu ve bunların hemen hemen hepsinin … tarafından satıldığının tespit edildiği, mahkemenin gerekçeli kararında … ve damadı …’in, küçüğün babasının terekesinin içini boşalttıkları, küçüğün miras payını azaltmak ve yok etmek için çaba gösterdikleri, küçüğe bağlanan yetim maaşının da … tarafından alındığı belirtilerek davalının velayet hakkını kötüye kullandığının tespitine, davalının elden çıkarmış olduğu mallardan küçüğün 3/8 miras payı oranında bir ay içinde küçüğe ödeme yapılmasına karar verilmiş, karar Yargıtay 2.HD tarafından onanarak 13/05/2009 tarihinde kesinleşmiştir.
Şu halde, davacının dava dışı …’dan alacağının olduğu Küçükçekmece 1.Aile mahkemesinin 2006/1323 E-2008/654 sayılı dosyasıyla sabittir.Davalıya yapılan satışın muvazaalı olup olmadığı irdelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.Ayrıca dava Borçlar Kanunu 18.maddesinde düzenlenen muvazaa iddiasına dayalı tasarrufun iptali davası olduğu için icra takibi yapılması gerekmez. Bu nedenle davanın reddi doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 05/04/2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
(M)
KARŞI OY YAZISI
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum. 05/04/2012