YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4339
KARAR NO : 2012/11526
KARAR TARİHİ : 03.07.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … San. Tic. Ltd. Şti. aleyhine 24/07/2009 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 17/06/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava; haksız eylem nedeniyle uğranılan zararının ödetilmesi istemine ilişkindir.
Yerel Mahkemece, 17/5/2010 tarihli bilirkişi raporu benimsenerek istemin kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde; takip alacaklısı olan davalının dava dışı …Limited Şirketi aleyhine başlattığı icra takibinde, kendisine ait taşınmaz üzerine kurulu bulanan Aqua park’a (su kaydırak sistemime) haksız surette haciz koydurarak icra yoluyla yapılan ihalede değerinin çok altında sattırıldığını belirterek uğradığı zararın ödetilmesini istemiştir.
Davalılar, haksız ve yersiz açılan davanın reddini savunmuştur.
Dosya içeriğinden; davaya konu edilen …….,’ın (su kaydırak sistemi) birçok icra dosyasında değer tespiti yapılarak, 23/7/2003 tarihindeki tespitte; 39000TL, 7/12/2004 tarihindeki tespitte; 30000TL, 20/7/2005 tarihindeki tespitte; 12500TL olarak belirlendiği , en son hükme esas alınan 17/5/2010 tarihli raporda ise 300000TL değerinde olduğunun tespit edildiği anlaşılmaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda zarar tutarının hangi kriterlere göre belirlendiği açıklanmadığı gibi, önceki tespitlerden neden farklı olduğunun tartışması da yapılmamıştır. Bu hali ile hükme esas alınan bilirkişi raporu soyut olup denetime elverişli ve hükme esas alınacak nitelikte olmayıp önceki tarihli tespitlerle çelişkiler içermektedir.
Şu halde yapılacak iş;dosyadaki diğer bilgi ve belgeler gözetilerek konusunda uzman bilirkişilerden oluşacak heyetten davaya konu……..,’ın değerine yönelik rapor alınarak çelişki de giderilmek suretiyle oluşacak sonuca göre karar vermektir. Yazılı şekilde hüküm kurmaya yeterli ve elverişli bulunmayan somut olayın özelliklerinin tartışılmadığı ve soyut anlatımlar içeren rapor benimsenerek karar verilmiş olması doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 03/07/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.