YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11230
KARAR NO : 2015/8034
KARAR TARİHİ : 17.06.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar … ve diğeri vekili Avukat … tarafından, davalılar … ve diğeri aleyhine 28/06/2012 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 13/02/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, basın yoluyla kişilik haklarının saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar, davalı …’in 03/02/2012 ve 20/02/2012 tarihli … Gazetesi ile … adresli internet sitesinde yayınlanan köşe yazılarında kişilik haklarına saldırıda bulunduğunu belirterek uğradıkları manevi zararın tazmini isteminde bulunmuşlardır.
Davalılar ise, köşe yazılarında kişilik haklarına saldırı bulunmadığını, davacıların siyaset ve icraatlarının eleştirildiğini bildirerek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, dava konusu 03/02/2012 tarihli “…” başlıklı köşe yazısının 12. ve 13. paragrafındaki ifadeler ile 20/02/2012 tarihli “…” başlıklı yazının 9. 11. ve 12. paragrafında yer alan ifadelerin eleştiri sınırlarını aştığı gerekçesiyle her iki yazı nedeniyle istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararlarında da belirtildiği üzere siyasi hüviyete sahip şahısların kendilerine yönelik sert, ağır ve hatta incitici eleştirilere katlanmaları gerekir. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile güvence altına alınan ifade özgürlüğünün sadece “zararsız ve ilgilenmeye değmez olarak görülen bilgi ve fikirler değil aynı zamanda rahatsız eden, şaşırtan ve gücendiren ifadelerin de bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiği” belirtilmiş ve bu ifadeler var olmadan “demokratik bir toplum”dan söz edilemeyeceği vurgulanmıştır.
Dava konusu 03/02/2012 tarihli “…” başlıklı köşe yazısı ile 20/02/2012 tarihli “…” başlıklı köşe yazısı bir bütün olarak incelendiğinde; yayın tarihinde … genel başkanı ve başbakan olan davacının konuşmaları ile iktidarda bulunan partisinin hükümet icraatları sert biçimde eleştirilmiştir.
Şu durumda, dava konusu yazılar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, basın özgürlüğü sınırları içerisinde olduğu ve davacıların kişilik haklarına saldırı oluşturmadığı kabul edilerek istemin tümden reddedilmesi gerekirken, kısmen kabulüne karar verilmesi doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, bozma ndenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 17/06/2015 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması görüşünde olduğumuzdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyoruz. 17/06/2015